
Paperback. 13,80 / 21,00 cm. In Turkish. 112 p. Özgürlük tahti önünde agaçlar, meltem dokunusuyla titriyorlar. Özgürlügün heybeti karsisinda günes ve ay isigiyla seviniyorlar. Serçeler, özgürlügü isitmek için ötüsüyor, çiçekler özgürlük ortaminda nefeslerinin kokusunu yayiyor... Yeryüzündeki hersey, özgürlük seref ve sevinciyle dolu tabiat kanunlariyla yasiyor...Oysa insanlar bu nimetten ne kadar yoksun! Çünkü insanlar, evrensel ilahî ruhlarina sinirli kanunlar koydular. Bedenleri ve ruhlari için acimasiz kanunlar çikardilar. Egilim ve duygulari için korkunç ve dar zindanlar yaptilar. Kalpleri ve akillari için derin ve karanlik mezarlar kazdilar. Aralarindan birisi kalksa, toplumsal kurallara ve kanunlara karsi çiksa, hemen onun isyankâr, asagilik, toplumdan sürülmeye lâyik, rezil ve ölümü hak eden birisi oldugunu söylerler... Ancak sevgiyle yasamak ve sevgi için yasamak dururken, bir insan, ömrünün sonuna kadar ya da zaman onu azat edinceye kadar, kendi koydugu geçersiz kanunlarin kölesi olarak kalabilir mi? Dikenler ve kafataslari arasinda kendi bedeninin gölgesini görmemek için gözlerini yere dikerek ya da yüzünü günese dönerek sonsuza kadar durabilir mi?
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!