
“Korkak değildim, sadece sensiz bir dünyadan korktum.”

Tanrılar beni küçük yaşımda sürdüler yuvamdan, itiraz edemedim; çelimsiz, beceriksiz, silik bir evlattım. Söyleyecek söz bulamadım, alt tarafı bir ölümlüydüm. Yalnız kalmanın, yenik düşmenin nasıl bir şey olduğunu bilirdim sadece. Sen böyle yenikken başkasının iyi talihinin nasıl diken gibi battığını da. Lakin kader örgüm henüz sonlanmamıştı. Sürgünüm Aristos Achaion'un yanına, güzelliğinin güneşi dibinde diz çökmeye çıkmıştı. Mağlup olmuştum lakin böyle bir güzellik karşısında mağlup olmaktan kim utanır ki? Hikayelerimizde o en iyimiz, en kahraman, en kuvvetlimiz olarak geçer. Hikayelerimize göre bunun sebebi damarlarında akan ilahi kandır. Hikayelerimiz yaşlılar tarafından ateş başlarında anlatılır, kahramanlardan bahseder ama kahramanlar yaşlanmaz hiç. Hikayelerimizde savaşı yiğit Akha'ların kazandığı anlatılır...Hikayelerimiz gerçeği söylemiyor. Savaşın kazananı olmaz. Çağlar geçer, üstümüzde takımyıldızlar dönüp durur, ayla güneş her zamanki yollarını bitkin takip eder ve biz, biz felakete uğramışlar, biz sevdiğinden ayrı düşmüşler aşkın içimizi titreten şarkısı kulağımızda, huzursuz yatarız düştüğümüz yerde. Ben, Kirke'nin yazarı Madeline Miller, Akhilleus'un Şarkısı'nda, şanı için hayatından vazgeçen yarı tanrı Akhilleus'u, can yoldaşı Patroklos'u ve Troya Savaşı'nı; kralların, tanrıların, savaşçıların destanını iki aşığın gözünden anlatıyor -- Amazon.
Bookspace topluluğundan 11 gönderi

“Korkak değildim, sadece sensiz bir dünyadan korktum.”

Onu yalnızca dokunarak yalnızca koklayarak bile tanırdım; kör olsam bile nefeslerinden ,ayaklarını yere vuruşundan tanırdım. Ölmüş olsam bile , dünyanın sonu gelmiş olsa bile tanırdım onu.

Düş gören bir adam kaçan birini nasıl kovalayamazsa, kaçan nasıl kaçamaz, kovalayan da yakalayamazsa, Akhilleus, Hektor'a öyle yetişemiyordu, Hektor da kaçıp kurtulamıyordu Akhilleus'tan

Bazı şeylerin affedilmesi mümkün değildi.

Gerçek insanların inandığı şeydir.

su kitap gibi bl kitap önerir misiniz 👉🏻👈🏻👁️👄👁️

Benim yaşımdakilerin çoğu birkaç defa baba olmuştu, yine de ben kendimi hâlâ yarı yarıya çocuk hissediyordum.

mükkemmel ötesi kelimelere dökemiyorum

Akhilleus gerçekten kastettiği şeyleri söylüyor , karşısındaki öyle yapmazsa da şaşırıyordu. Bazıları bunu budalalıkla karıştırabilir. Oysa her zaman yürekten gelen şeyleri söylemek de bir tür deha değil midir?

beni dovmicekseniz bisi dicem ben bu kitabi hic sevemedim yarisina kadar ikina ikina okumustum ama yok devam edemiyom asla sarmadi

Revaçta diye hiç ilgimi çekmemişti ama almayı en sevdiğim hediye olarak geldi hem buna saygımdan hem de 'bi şeyler kaçırıyor muyum?' diye next book