
"Merih..." "Efendim Eylül?" "Bana bir masla anlatsana. Senin sesin ile uyumak istiyorum." "Masal mı?" "Evet... Masal." "Ben masla bilmem ki..." "Sen rastgele birr şeyler anlat, bana masal gibi gelir zaten..."

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 384 p. Edited by Ayse Nur Bugali Cover design by Yasin Öksüz Seni yanima, tüm dünyayi karsima almak istiyorum. Hava soguktu, rüzgâr acimasiz. Burasi bir kar küresiydi, biz de içindeki figürler. Gün gelecekti, birileri bu kar küresini eline alip sallayacakti. Kar yagiyor sanacaktik oysa altüst olacaktik... Eylül, kisin en soguk günlerinden birinde kendisini Abant Gölü'nün yakinlarinda ormanlik bir alanin içine kurulmus Kar Küresi Psikolojik Destek Merkezinde buldugunda basina geleceklerden habersizdi. Buraya yalnizca psikolojik destek almak için geldigini sanan Eylül kendisini bambaska bir sona dogru giderken bulacakti. Önce Merih'le tanisacak, sonra Merih'te kendisini bulacakti. "Biz buradayiz," diyecekti Merih ona, "ve bunlar yasaniyor." Bu hikâye Eylül'ün ve Merih'in altüst olmalarinin hikâyesi… Birlikte dibe batmalarinin ve isiksiz kalmalarinin hikâyesi... Hiçbir gülümsemesi içten olmayan, gözü hep uzaklarda bir yerlere dalan, ne oldugunun bilinmezliginde oradan oraya savrulan, kanatlarini göremedigi için kendisini çirkin sanan tavus kuslarinin hikâyesi. Bu hikâye sizin hikâyeniz, bu satirlari siz yazdiniz... Eylül ve Merih'in kis masalinin içinde üsümeye hazir misiniz? Bu dogan günes var ya Eylül... Iste o bizim için dogmuyor.
Bookspace topluluğundan 7 gönderi

"Merih..." "Efendim Eylül?" "Bana bir masla anlatsana. Senin sesin ile uyumak istiyorum." "Masal mı?" "Evet... Masal." "Ben masla bilmem ki..." "Sen rastgele birr şeyler anlat, bana masal gibi gelir zaten..."

Kendin olmak cehennem gibi,... ... Ama insan çok üşüdüğünde cehennemi bile düşleyebiliyor...

Merih, ismini 'Kırmızı gezegen' olarak bilinen, alev alev yanan Merşh'ten alıyordu. Ben ise ona göre kar tanesiydim, Yanında erimeye mahkûm gibiydim...

"Kim olduğumu bulmak zorundayım." Çünkü hayat kim olduğunu bilmeye doğru giden bir yolculukmuş, daha fazlası değil...

"Çocukken karanlıktan korkardım." "Sonra ne oldu? korkunu nasıl yendin?" "Sonra büyüdüm ve ben de karanlık oldum, korktuğum ne varsa ona dönüştüm.."

İnsanın en büyük karanlığı kendi içindeki ışıklar söndüğünde çıkıyordu ortaya

Ne güzel parlıyor dediğin o yıldız çoktan sönmüş olabilir.