
Onun salt bana değil herşeye evet dediğini daha sonra öğrendim.

<p>Ben de sevgililerime öyküler anlatmaya başladım. Öyle çok sevgilime öyle çok öykü anlattım ki... Çocuklarıma anlattığım masalları uydurduğum gibi, sevgililerime anlattığım öyküleri de uyduruyorum. Ama öyle uyduruyorum ki, çocuklarımın uyduruk masallarıma inandıkları gibi, sevgililerim de uydurduğum öykülere inanıyorlar. Bunda şaşacak hiçbişey yok sevgili Ç.... Çünkü, uydurduğum öykülere kendim de inanıyorum.</p><p>Uydurduğum öykülerime sevgililerimin inanmasından, onlara benim bile inanmamdan çok daha şaşılası olan, bu kitapta derlediğim öyküleri okuyan yada dinleyenlerin de onlara gerçek diye inanmış olmalarıdır. Sen, ben, biz, hepimiz, bu uydurulmuş öykülere inanıyorsak, öyleyse onlar gerçektir, hem de nesnel gerçek...</p>
Bookspace topluluğundan 11 gönderi

Onun salt bana değil herşeye evet dediğini daha sonra öğrendim.

“Yaşamımca aradığım ‘la’ sesini sende buldum.”

“Kendim olarak yaşayıp, kendim olarak ölmek istiyorum.”

Doğurmak, bir kadının ölüme başkaldırması, ölümle savaşması demektir. Çocuk, annenin ölüme açtığı savaşın zaferidir.

“İçinde yaşadığım ev, hiçbir zaman içimde yaşayan ev olmadı.”

“Her şeyleriyle en ulaşılmaz yücelikteki kadınları sevdim.”

“Hep böyle olur; mutluluğu yakalarım ama yakalamamla yitirmem bir olur.”

“Ne çok engel vardı, insanların sevişmesini önleyen.”

“Sevgi, erkekle kadının zamanı birlikte ısırmalarıdır.”

“Salt sen cennette sevişebilirsin; oysa benim seviştiğim her yer cennete dönüşmüştür.”

“Kendisiyle bütünleşmeyecekse, ne diye içine girmek için yalvarmıştı? Ne diye ona bu acıları çektiriyordu?”