Yol

Yol

Yilmaz Güney

Yayıncı
Ithaki Yayinlari
Sayfa
400
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2017

Özet

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 400 p. 1982 Cannes Film Festivali'nde Altin Palmiye'yi kazanan Yol, senaryo yazimindan çekimlerine kadar dünya sinemasinda benzeri olmayan bir fenomen niteliginde. Bu kitapta, senaryo metninin yani sira filmin yurtdisinda uyandirdigi tepkileri ve Yilmaz Güney'le Yol projesi üzerine yapilan röportajlari da bulacaksiniz. "Yol'u ne denli zor kosullar altinda gerçeklestirdik, biliniyor. Buradan çikartilacak ders sudur. En zor, en inanilmaz kosullar altinda bile, basariya giden yollar bulunabilir. Bu, sadece sanat alaninda degil, hayatin her alaninda mümkündür. Yeter ki, dogru ve saglam bir siyaset izleyebilelim, kolektif çalismanin sorumluluk ve görevlerini iyi kavrayalim ve gereken sabri gösterelim…"- Yilmaz Güney "… Quartier Latin'de popüler bir sinemanin önünde 45 dakikalik bir kuyruk. Salon tiklim tiklim, dikkatli, heyecanli. Film bittikten sonra önce büyük bir sükûnet, sonra alkislar. Yilmaz Güney'in Yol'u hakkinda çok sey söylendi, çok sey yazildi. Fakat filmin nasil karsilandigi da kendi basina bir olay niteliginde…"- Tahar ben Jelloun

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 13 gönderi

Zeynep@zeynep35· 8ay🇹🇷

Günler öylece kendi kendine geçsin diye Bir camın arkasında durdum Bana dokunmasın hiçbir șey Hiçbir şey yarama merhem olmasın İyileşecekse, hiçbir șeysiz iyileşsin diye Bir camın arkasında durup Akan hayata ve zamana baktım. Bilirdim, biliyordum, biliyorum, Bittiğinde, geçtiğinde, Azaldığında sızı, iyileştiğimde, O saman tadıyla karıştığında; Her şey daha acı olacak..

12
onurkskn@antioch· 2ay🇹🇷

Beleşçi de hırsız kadar kötüdür.

8
emrovski@Penguenben· 6ay🇹🇷

XXXVII akan sokaklarda yan yatmış otlara benziyorum rüzgârla yana savrulan dallara. aşk için ihanetle vuran aşk aşkm'ola? ah ciğerimin köşesi, kavrula kavrula kopuyor gönülbağım, sen bağla. XXXXI Bir nefeslik can kalsaydı sana üflerdim canımdan Diyecekler; çok yüksekti ondaki zindan Görmeli, eline almalı, sıvazlamıydın, öğretemeden Yazgına kanat ol kol ol diyemeden ayrı düştüysem senden. Buna yanarım çok, en çok buna yanarım inan. Onaramazdım kırdığım yerleri Onaramazdın kırdığın yerleri Son bir nefesle sana sarıldımdı. En acısı buydu. En acısı buydu. Birhan Keskin - Taş Parçaları

4
emrovski@Penguenben· 6ay🇹🇷

XXXXIII fazla insansın sen sevgilim fazla insan bir barbarım ben oysa, bir hayvan dilim bağışlamaktan söz eder benim seninki adalet ve intikam. söylemeye gerek var mı sevgilim söylemeye gerek var mı şimdi yetiştirdiğim en iyi nişancı vurdu beni Birhan Keskin - Taş parçaları

4
sasiamovnoa@hevhev· 5ay🇹🇷

“Soğuk, insanın yüzünü değil, niyetini ortaya çıkarır.” ( benim niyetim ciddi senle evleneceğim diye bir halk türküsü vardı neydi ismi)

3
emrovski@Penguenben· 6ay🇹🇷

XXXV onu sevebileceğinin en yücesiyle sevdin. titreme daha fazla kalbim. bağışla kendini artık onu da bırak gitsin. bırak gitsin. o senin en ezel gününden kaderin sen onu nasılsa bin kere daha seveceksin. Birhan Keskin - Taş parçaları

3
Ömer Burçin@ulisesbolano· 8ay🇹🇷

"ben seni sevgilim ben seni hep yüzünden geçen dalgalardan okudum gözlerine sevgi okudum ellerine şefkat okudum annen seni inkar etmişti aldım etime dokudum"

3
emrovski@Penguenben· 5ay🇹🇷

XX Gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorum yerini yadırgayan eşyalar gibiydim ya ben hep ve inançlı, gitmenin bir şeyi değiştirmediğine. bilemem, belki bu yüzden ben sana yanlış bir yerden edilmiş bir büyük yemin gibiydim. beni hep aynı yerimden yaralayan o eve yine de döneyim döneyim istedim. birhan keskin - taş parçaları

2
emrovski@Penguenben· 6ay🇹🇷

XXXVI bunca zaman sonra, neden ona dokunmadığımı neden çekmediğimi silahlarımı kınından olanı biteni kalbime koyup kendimi çektiğimi soruyorsan... ona dokunmadıysam, dokunmadıysam tek bir sebepledir... bir barbar ancak eşitine dokunur. XXXVII akan sokaklarda yan yatmış otlara benziyorum rüzgârla yana savrulan dallara. aşk için ihanetle vuran aşk aşkm'ola? ah ciğerimin köşesi, kavrula kavrula kopuyor gönülbağım, sen bağla. Birhan Keskin - Taş Parçaları

2
Ahmet Benek@ahletmelek· 6ay🇹🇷

IV Yüzümde taşıdığım kuyu soğuk iklim ağır yaprak tenimde durup dönüp dokunduğum yük. Yağmurun aramıza çektiği perdeyi yırtıyorum geçiyorum göğsümdeki uykunun sarmaşığından birazdan dünya beni unutacak, ben onu anlamıyorum. Soğuk iklim, durup dokunduğum dönüp seni ben de unutacağım. V İnsan ölüyorsa acıdan ölür bir gün kendine bir daha uğrayamadığından, koyduğu yerde durmayışındandır hayatın hatanın dönüşsüz oluşundandır. Hiçbir aşk titremez sonsuza değin, bütünlüğünü yitirişinden ölür bir mum ve insan kanatlarından ayrılır bir gün. BirhanKeskin

2
Bookspace· 6ay🇹🇷

2
özgür eray yildirim@erayyy· 6ay🇹🇷

Döndüğüm bu sema sensin, döndüğüm. Sen benim kara ömrüme vuran Suyumu harelendiren sevincimdin…

1
Ssofşbjj@sinan03· 6ay🇹🇷

“Ben seni sevgilim ben seni hep yüzünden geçen dalgalardan okudum gözlerine sevgi okudum…”

1

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?