
Evlerinizi avucuma toplayıp,tohum eker gibi ormanlara ve çayırlara serpebilmek isterdim.Vadiler caddeleriniz,yeşil patikalar dar sokaklarınız olsun isterdim,birbirinizi bağlar arasında arayıp giysileriniz mis gibi toprak kokarak gelin isterdim.🍀

"Insan icin tum amaclarini susuzluktan catlamis dudaklara ve tum yasami bir cesmeye donusturen bir armagandan daha buyugu yoktur kuskusuz. Benim serefim ve odulum iste bu armaganda yatiyor. Ne zaman icmek icin cesmeye gelsem, diri suyun kendisini susamis bulmamda..." Yillar boyu kendisine yurt olan kentten ayrilirken, Ermis'ten geride biraktigi halka hitap etmesi istenir. Kent halki ona ask, evlilik, suc, olum, guzellik ve daha pek cok konuda sorular yoneltir. Aldiklari karsilik, hosgoru ve sevginin bicimlendirdigi bir insan yasami uzerine hazine degerindeki ogutlerdir. Hakliyla haksizin, sucluyla sucsuzun, dimdik ayakta duranla dusmusun aslinda ayni insan oldugu bir yasamdir bu...(Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 56Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Is Bankasi Kultur Yayinlari
Bookspace topluluğundan 43 gönderi

Evlerinizi avucuma toplayıp,tohum eker gibi ormanlara ve çayırlara serpebilmek isterdim.Vadiler caddeleriniz,yeşil patikalar dar sokaklarınız olsun isterdim,birbirinizi bağlar arasında arayıp giysileriniz mis gibi toprak kokarak gelin isterdim.🍀

• “ Malınızdan mülkünüzden verdiğinizde pek fazla bir şey vermiş sayılmazsınız. Gerçekten vermek kendinden vermektir. “

çünkü aşk taçlandırdığı gibi çarmıhada gerer sizi. Hem besler, büyütür hemde budar sizi…

bi solukta okuduğum bir kitaptı herkesin okumasını tavsiye ederimmmm.

Ruhumuz çoğu zaman bir savaş alanıdır...

Kederinizin maskesi düşmüş halidir aslında sevinciniz.

Ne çok serpiştirdim bu sokaklara ruhumun parçacıklarını ( sabahtan şu ana kadar 6 ilçe de fiili bulundum yoruldum durdum oturdum dinleniyorum)

Sevin bir-birinizi ama sevginize esir olmayın.

Sıkıntıdayken ve dara düşünce dua edersiniz hep; keşke sevinçleriniz doruğundayken ve bolluk içinde yüzerken de dua ede bilseniz.

Günaydın , güçlü olun “Bizler o direngen bitkinin tohumlarıyız , …”

“Özgürlük, zincirlerin yokluğu değildir; Ruhun kendi içindeki korkulardan kurtulmasıdır. Kendinizi tanıdığınızda ve kendi sınırlarınızı aştığınızda, Gerçek özgürlüğe ulaşırsınız.”

Yazılanı silecek olan sadece alın terinizdir.

Aşk sizi çağırdığı zaman, onu izleyin ... Yolları zorlu ve dik olsa da.

“ Acılarınızın çoğu kendi seçiminizdir. “

Yüreğime saklanırsan eğer, seni bulmak zor olmaz.

“…sevgi kendi derinliğini bilmez ayrılık vakti gelip çatana kadar.”

“Hep yalnızlığın yolunu arayan biz gezginler bir günü sonlandırdığımız yerde başlamayız başka güne; Hiç bir gün doğumu günbatımının bıraktığı yerde bulamaz bizi. Tüm yeryüzü uykudayken bile yollara düşeriz .”

Aşk sizi çağırdığı zaman, onu izleyin... Yolları zorlu ve dik olsa da.

“Gerçekte bedenin rahata düşkünlüğü ruhun tutkusunu öldürür, sonra da onun cenaze alayının ardından sırıtarak yürür.”

“Verdiği kap yaksa da dudaklarınızı, çömlekçinin kendi kutsal göz yaşlarıyla ıslattığı kilden yapıldı.”

Ruhumuz çoğu zaman bir savaş alanıdır.

“Yolları zor ve dik olsa da, aşk sizi çağırdığında onu takip edin. Kanatlarıyla sizi sarmaladığında ona teslim olun; tüyleri arasında gizlenmiş kılıçlar sizi yaralayacak olsa da. Ve sizinle konuştuğunda, inanın ona; bahçeyi harap eden kuzey rüzgârı gibi, rüyalarınızı sesiyle parçalasa bile. Zira aşk, taçlandırdığı kadar çarmıha da gerer sizi. Besler, büyütür, hem de budar.”

Hayatımda gördüğüm en anlamlı ve yol gösterici şiir Çocuklarınız sizin çocuklarınız değildir. Onlar hayatın kendine olan özleminin oğulları ve kızlarıdır. Sizin aracılığınızla gelirler ama sizden değildirler. Ve sizinle birlikte olsalar da size ait değildirler. Onlara sevginizi verebilirsiniz, ama düşüncelerinizi değil. Çünkü onların kendi düşünceleri vardır. Bedenlerini barındırabilirsiniz, ama ruhlarını değil. Çünkü ruhları yarının evinde yaşar, Siz ise rüyalarınızda bile orayı ziyaret edemezsiniz. Onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz, Ama onları kendiniz gibi yapmaya çalışmayın. Çünkü hayat geriye doğru gitmez, Dün ile oyalanmaz. Siz yaylarsınız, çocuklarınız ise sizden fırlayan canlı oklardır. Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür Ve sizi kudretiyle gerer ki okları uzaklara gitsin. Okçunun elinde gerilmeniz mutlulukla olsun; Çünkü o uçan oku sevdiği gibi, Sağlam duran yayı da sever.

“ Gönülsüz pişirilen ekmek acı olur. “