Bütün Siirleri 4

Bütün Siirleri 4

Şükrü Erbaş

Yayıncı
Kirmizikedi Yayinevi
Sayfa
216
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2021-03

Özet

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 216 p. Contributed by Enis Batur, Çaglayan Çevik Seni yalniz biraktim diye Mezarindan bile kosarak geliyorum eve. Islik çalan odalarda Konusuyorum konusuyorum konusuyorum. Uzaktan gelmisim, agzimda sabahin çiy taneler. Çocuklasma diyerek çekiyorsun agzini. Sonra kaldiriyorum basimi, pencere degil Sirali kirpikler gibi çocuk ölüleri. Insan acisindan utanir mi Döktügüm yaslarla zehirleniyorum. Bizden geçti de, demistin, hepsi ölümün rahminde Bu çocuklar nasil yasayacaklar bu ülkede. Antakya'dayiz, Vakifli Köyü'nde kalbimizi seviyoruz Bu iyilik içinde kimin aklina gelir ölüm. Deniz kiyisina gidelim haydi Mavi, gögsünde uyutur biraz korkumuzu. Iki kisilik bir yalnizligim fotograflarinin önünde Birisi alip götürdügün, öteki birakip gittigin.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 4 gönderi

Engin Uysal@1engin1· 6ay🇹🇷

Çocukların uçurtmalarına benziyorsun
Biliyor musun…
Rüzgarı hiç dinmeyen bir mavilikte
Güneşli sular gibi gülümsüyor yüzün.
Ve ben çok aşağılarda
Katı ülkesinde toprağın
Tutulmuş heyacanına
Titreyerek izliyorum süzülüşünü…
Bir hazin hızla uzaklaşıyor her şey.

4
Selim Şahin@slmshn· 8ay🇹🇷

Ben şiir yazmazsam Yitirir dilini içimdeki çocuk Dünya bir mahzun olur. Çıkarır giysilerini sözün teninden İmge denilen o gül yüzlü konuk Nesneler kendince görüniir.

3
Nedim@evreninsan· 5ay🇹🇷

Seni yalnız bıraktım diye Mezarından bile koşarak geliyorum eve. Islık çalan odalarda Konuşuyorum konuşuyorum konuşuyorum. Uzaktan gelmişim, ağzımda sabahın çiy taneleri Çocuklaşma diyerek çekiyorsun ağzını. Sonra kaldırıyorum başımı, pencere değil Sıralı kirpikler gibi çocuk ölüleri. İnsan acısından utanır mı Döktüğüm yaşlarla zehirleniyorum. Bizden geçti de, demiştin, hepsi ölümün rahminde Bu çocuklar nasıl yaşayacaklar bu ülkede. Antakya’dayız, Vakıflı Köyü’nde kalbimizi seviyoruz Bu iyilik içinde kimin aklına gelir ölüm. Deniz kıyısına gidelim haydi Mavi, göğsünde uyutur biraz korkumuzu. İki kişilik bir yalnızlığım fotoğraflarının önünde Birisi alıp götürdüğün, öteki bırakıp gittiğin.

2
Çağrı Çalışkan @clskncagri· 4ay🇹🇷

Sonra biz gideriz. Her şey eskimiştir. İçtiğimiz su taşa dönmüştür. Bütün uzaklar bir kirpik kırılmasıyla bitmektedir. İnsanlar değil mezarlar büyümektedir. İçimizdeki çocuk erken susmuştur. Kime seslensek ses veren bir başka bizdir. Korku kapımız, pişmanlık penceremiz olmuştur. Herkes kendi kuyusunda nilüfer. Günlük cezamızdır dünya. Sevmek, can sıkıntısı kefenimizdir. Birden bir salyangozun sabah yürüyüşü, içimizdeki ölüye uzaklar düşürür. Parmaklarımız ışır, ağzımız tutuşur, kalbimiz gövdemize yürür. Zaman değil, geçen bizizdir. Salyangoz bile gider. Üstelik ışıklı bir iz bırakarak. Gövdemiz dünyayı ister. Sonsuzluk, hayatımızda çırpınıp durmaktadır. ‘Yeni bir şeyler söylemenin’ kalbi topuklarımızda atar. Yollar çan kesilmiştir. Zaman ölümün eviymiş. İnsan kendinden doğururmuş kendini. Öğreniriz…

1

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?