
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 396 p. Hayat sirlarla doluydu. Ne dün dündü ne de yarin vardi. Her sey o anda toplanir, asikâr olurdu. Gözdeki perde kaldirilir, yüreklerdeki kir pas ne varsa erirdi. Suyla pak olurdu insan. Su hayatti, su baslangiçti; su akip giden ömrün yoldasiydi. Bir nefesti yasamak. Bir solukta geçerdi. Ve... Bir mucize gerçeklesirdi. Oysa... Mucizeler hep vardi da görecek göz lazimdi. Simdi... Ilahi bilgiydi, arsi titretti. O ki... Musa'ya, Hizir'a ögretilen, Yusuf'a bahsedilen Ve kutsal gücün tecellisiydi yeniden. Ilim bir noktaydi, onu cahiller çogaltti. Evveli... Bilinenden bilinmeyeni bulmakti; görünenden görünmeyi görmek. Bilinenlerle bilinmeyenleri bulmak; görünenden görünmeyeni görmek. Ve sonu... Bilinmeyenlerle bilinmeyeni bulmakti; görünmeyenden görünmeyi görmek! Simdi... Kalbi ile zihni arasinda ince bir köprüydü insa edilen. Bilginin kaynagiydi; özüydü isiyan, bilginin cevheriydi yüzünde parlayan. Ilm-i Ledünni! Tüm sirlar, incelikler bir bir ögretilmekteydi. Ilm-i Gaybi! Maddenin, mananin; Levh-i Mahfûz'un tümü yüregine ekilmekteydi. O, ezelden ebede, evvelden ahire, zahirden batina, sirdan asikara ilmü'l-guyûb ve'l-esrâri'l-hafiyeydi.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!