
“Hafızamıza en çok, unutmaya çalıştıklarımız kazınır.”

Paperback. 30,00 / 21,00 cm. In Turkish. 328 p. Kaç Ömür Gerek, Yasamayi Ögrenmek Için? Tom Hazard'in tehlikeli bir sirri var. 41 yasinda siradan bir tarih ögretmeni gibi görünse de nadir rastlanan bir hastalik yüzünden aslinda yüzyillardir hayatta. Shakespeare'le ayni sahnede yer almis, Kaptan Cook'la açik denizleri fethetmis, Fitzgerald'larla içki içmis. Ama simdi, tek istedigi normal bir hayat sürmek. Kimligini degistirmeye devam ettigi sürece geçmisini geride birakabilir ve hayatta kalabilir.Yapmamasi gereken tek bir sey var, asik olmak. Ingiltere'nin en önemli yazarlarindan Matt Haig'in büyük övgü toplayan, 37 dile çevrilen ve yakinda Benedict Cumberbatch tarafindan sinemaya aktarilacak kitabi Zamani Durdurmanin Yollari, insanin kendini kaybedip tekrar bulmasina dair güzel bir roman. "Matt Haig insan dogasinin aydinlik ve karanlik tarafina ayni ölçüde hâkim. ve bu yetisini harika öyküler yaratmak için kullaniyor." - Neil Gaiman "Matt Haig yüregimizi dokuyor. Bu kitabin gücüne karsi koymak zor." - Guardian "Olaganüstü bir kitap." - Stephen Fry "Bu yilin ve nice yillarin en iyi kitabi. Bas döndüren bir okuma. Zaman durdu..." - Danny Wallace "Tarihe ve insan dogasina saplanti derecesinde tutkun bir yazardan yaratici ve iddiali bir roman." - Sunday Express
Bookspace topluluğundan 12 gönderi

“Hafızamıza en çok, unutmaya çalıştıklarımız kazınır.”

Biz o kadar uzak olduğunu zannederken,geçmişin bu kadar yakında olması tuhaf. Bir cümleden fırlayıp sizi çağırıvermesi tuhaf.

"Zamanı durdurmanın ancak hükmünden kurtulmakla mümkün olabileceğinini anlıyorum.Artik ne geçmişimde boğuluyor,ne de geleceğimden korkuyorum "

Kaplumbağaların milliyeti yok. Bayrakları da. Stratejik nükleer silahları da. Kaplumbağalarda terörizm, referandumlar, Çin'le yapılan ticaret savaşları yok. Spor salonunda dinledikleri Spotify listeleri yok. Kaplumbağa imparatorluklarının yükseliş ve düşüşlerini anlatan kitapları yok. Kaplumbağalar internetten alışveriş yapmıyor, kasiyersiz kasaları kullanmıyor. Başka hayvanların ilerlemediği söylenir. Ama insan zihninin de ilerlediği yoktur. Bizler hep o aynı yüceltilmiş şempanzeleriz sadece silahlarımız gitgide büyüyor. Her şey gibi kuanta ve parçacıklardan oluşturumuzu anlayacak bilgiye sahibiz ama buna rağmen kendimizi içinde yaşadığımız evrenden ayırabilmek, kendimizi ağaçlardan, kayalardan, bir kediden ya da kaplumbağadan öte bir anlam yükleyebilmek için elimizden geleni yapıyoruz.

- Tarihi nasıl yaşayan bir şey haline getireceksin? + Tarihi yaşayan bir şey haine getirmeye gerek yok. Tarih zaten yaşayan bir şey. Tarih biziz. Siyasetçiler, krallar ve kraliçeler değil. Tarih herkestir. Her şeydir. Şu kahvedir. Kapitalizmin, imparatorluğun, köleliğin tarihini sadece kahveden söz ederek bile anlatabilirsiniz. Burada oturup kağıt bardaklardan kahve yudumlayabilin diye dökülmüş kan ve çekilmiş sefalet akla ziyandır. Tarih her yerdedir. Sorun insanların bunu fark etmesini sağlamak. Tarih, bir yeri anlamamızı sağlar.

bir amaç arıyordum. insanların yüz yıldan fazla yaşamama nedeninin buna uygun olmamaları olduğunu anlamıştım. yani psikolojik olarak. sanki tükeniyordunuz. geriye devam etmenizi sağlamaya yetecek kadar bir benlik kalmıyordu. kendi düşüncelerinizden sıkılıyordunuz. hayatın kendini tekrarlayışından. bir süre sonra görmediğiniz hiçbir gülücük, bir jest kalmıyordu. dünya düzenindeki her değişiklik önceki değişiklikleri hatırlatıyordu. haberler haber olmaktan çıkıyordu. "haber" sözcüğü komik gelmeye başlıyordu. her şey bir döngüydü. yavaşça dönerek geçmişe doğru giden bir döngü. defalarca, tekrar tekrar aynı hataları yapmaya devam eden insanlara duyduğunuz hoşgörü azalmaya başlıyordu. bir zamanlar nakaratını çok sevdiğiniz ama artık her duyduğunuzda kulaklarınızı parçalamak istediğiniz bir şarkıyı sonsuza kadar dinlemek gibi bir şeydi bu.

Kaliforniya'da bulunan bir Pinus Longeva çamının halkaları yoğun bir çalışmayla sayıldıktan sonra ağacın beş bin altmış beş yaşında olduğu anlaşılmış. O çam ağacı firavunlar zamanından beri hayatta. Truva'nın kuruluşundan beri var. Bronz Çağı'nın, yoganın başlangıcından, mamutlardan beri. Ağaç orada, olduğu yerde sakin sakin durup yavaşça büyür, yaprak çıkarır ve yaprak döker, yine yaprak çıkarırken mamutların nesli tükendi, Homeros Odysseia'yı yazdı, Kleopatra saltanat sürdü, İsa çarmıha gerildi, Siddhartha Gautama sarayından ayrılıp halkının acıları için gözyaşı döktü, Roma imparatorluğu düşüşe geçip çöktü, Kartaca işgal edildi, Çin'de mandalar evcilleştirildi, İnkalar şehirler inşa etti, ben Rose'la birlikte kuyudan su çektim, Amerika kendi kendiyle savaştı, Dünya Savaşları yaşandı, Facebook icat oldu, milyonlarca insan ve başka türde hayvan ne yaptıklarını pek de bilmeden kısacık hayatlarını yaşayıp savaştı, üredi ve mezara gitti ama ağaç hep vardı.

İçindeki mana içimdeki mana'ya saygı gösterdi. 📖 Matt Haig

Aşk, anlamı bulduğun yerdedir. Onunla birlikte geçen yedi yıl, ömre bedeldi. Anlıyor musun? Önceki ve sonraki yılların hepsini alıp o yedi yılın karşısında kefeye koysan hiç şansları olmazdı. Zaman böyle bir şey, değil mi? Aynı kalmıyor. Bazı günler, bazı yıllar bomboş. Hiçbir anlamları yok. Dalgasız deniz gibiler. Derken bir yıl hatta bir gün, bir öğleden sonra yaşıyorsun. İçinde her şey var. Bir ömre bedel oluyor.

Yemek yemeyi, müziği, şampanyayı, Ekim'de nadir görülen güneşli öğleden sonralarını sevmene izin var elbette. Şelale manzaralarını, eski kitapların kokusunu da sevebilirsin ama insanları sevmeyi aklına bile getirme. Duydun mu beni? Sakın insanlara bağlanma ve tanıştıklarına karşı oldukça az şey hissetmeye çalış. Yoksa yavaş yavaş aklını yitirirsin.

Lenfer, c'est les autres... (Cehennem başkalarıdır.)

Tarihi yaşayan bir şey haline getirmeye gerek yok. Tarih zaten yaşayan bir şey. Tarih biziz. Siyasetçiler, krallar ve kraliçeler değil. Tarih herkestir. Her şeydir. Şu kahvedir. Kapitalizmin, imparatorluğun, köleliğin tarihini sadece kahveden söz ederek bile anlatabilirsiniz. Burada oturup kağıt bardaklardan kahveyi yudumlayabilin diye dökülmüş kan ve çekilmiş sefalet akla ziyandır.