
Hangi memlekette hükûmet, memurlar sınıfına dayanırsa orada hükûmet daima zayıftır. Çünkü azledilmiş memurlar iş başına geçmek, atanan memurlar daha yüksek bir mevkiye yükselmek için daima mevcut hükûmeti düşürmeye çalışırlar.

Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak, Ziya Gökalp'in kültür, kimlik, din, milliyet ve modernleşme meselelerini birlikte düşündüğü temel fikir kitaplarından biridir. Eser, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş sürecinde aydınların en çok tartıştığı yön arayışını açık biçimde yansıtır.
Gökalp, Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak'ta Batı uygarlığıyla ilişki kurarken milli kültürün nasıl korunabileceğini sorgular. Kitap, bugün tarihsel bağlamıyla okunması gereken bir düşünce metnidir; dönemin kavramlarını, beklentilerini ve gerilimlerini anlamaya yardım eder. Ziya Gökalp'in sosyoloji ve siyaset düşüncesindeki merkezi rolünü görmek isteyenler için önemli bir kaynaktır. Erken Cumhuriyet düşüncesinin arka planını anlamaya da katkı sağlar.
Bookspace topluluğundan 4 gönderi

Hangi memlekette hükûmet, memurlar sınıfına dayanırsa orada hükûmet daima zayıftır. Çünkü azledilmiş memurlar iş başına geçmek, atanan memurlar daha yüksek bir mevkiye yükselmek için daima mevcut hükûmeti düşürmeye çalışırlar.

Dört yıllık deneme bize gösterdi: Sırf uyrukların bir arada tutulması amacıyla, "Ben Türk değilim, Osmanlıyım," diyen Türkler, uyruklarını ne yolda anlaşmaya razı edebileceklerini, sonunda pek acı biçimde anladılar. Ulusallık duygusunun egemen olduğu bir memleketi, ancak ulusallık zevkini benliğinde duyanlar yönetebilirler.

Bireyler, ülkülü oldukları dakikalarda ruhları şiddetli bir esrime ile dolar. Aşırı, taşkın, şiddetli bir hayat yaşarlar; çılgın bir coşkunun içine dalarlar. Bireylerin bu anda yüreklerinde duydukları duygu "kutsallık" duygusudur.

Bir kavmi yutmak için parçalamalıdır; bir ulusu parçalamak için de, önce dilini parçalamak gerekir. Bunu yapanların kimileri bilerek yapıyorlar; kimileri de bilmeden yapıyorlar.