
"Ah, ben insana insan mı derim, insan insanla mutlu olmasını, acı çekmesini bilemedikten sonra!".

Yuz binlerce ton demir ve beton karisimindan olusmus bir kutlenin altinda kipirtisiz duruyor, alnindan sizan korku terleri gozlerine siziyordu. Kipirtisiz durmasinin nedeni, bunca buyufe, genis agirligin altinda, saga sola donme sansinin olmamasiydi. Agirligin toprak zeminden yuksekligi, ancak gogus kafesi kadardi. Cirilciplakti. Kipirdadikca, meme uclarina betonun sertligi, nemliligi degiyordu. Kurtulabilecek miydi buradan?Turk edebiyatinin ustalarindan Bekir Yildiz, yer yer gercekustucu bir anlatimla ilerleyen "Mahserin Insanlarinda yer alan oykulerde, toplumsal olanla bireysel olani bir arada algiliyor, yorumluyor, giderek insani yasadigi konumda derinligine irdeleyip tanimliyor."Yargilayan Zaman Icinden" adli ikinci bolumde ise, Bekir Yildiz'in kendi uretimi ve cagiyla hesaplasmasi niteligindeki konusmalar, sorusturmalar ve yazilar yer aliyor. Aslinda sonucu belli bir hesaplasma bu; cunku hayata karsi durusunu bozmamis, hesabini veremeyecegi hicbir eylemin icinde yer almamis bir ed
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

"Ah, ben insana insan mı derim, insan insanla mutlu olmasını, acı çekmesini bilemedikten sonra!".

Kendi aralarında bile vefa nedir bilmeyen insanoğlu, hayvanlara mı insan gibi davranacaktı sanki.