
"Bazı zamanlar, insan ruhunun bütün kapıları, yoldan geçen herkesi kabule hazır ucuz bir meyhane gibi hayata açılır, daha önce önemsenmeyen biri ya da bir başka vakit hiç fark edilmeyecek bir cümle, böyle günlerde insan ruhunun kapılarından içeri girip orada kendine önemli bir yer bulur, kapılar yeniden kapandığında artık orada o insan ve o cümle yerleşir kalır. Belki de böyle bir vakte rastladığından Mihrişah Sultan'ın daha sonra unuttuğu o cümle Rukiye'nin ruhunda kendine bir yer buldu, Tevfik Bey'in her hareketini, “Acaba gerçekten bana âşık mı,” diye yakından incelemeye başladı; onu izlemekten, onun konuşmalarını dinlemekten gittikçe daha çok hoşlanıp bu genç adamın kendisine âşık olduğuna karar verdi, ama bu kararı verirken asıl kendisi, Tevfik Bey'in âşık olduğu fikrine genç kızların dizginsiz tutkusuyla bağlanmıştı."







