
Yorgunum dersin; "Sırtında taş mı taşıdın?"derler. Mecal bulup "Taş ,sadece sırtta taşınmaz!"bile diyemezsin...

<p>“Büyük bir mağaramız olsun bizim de. Bu şehre, bu karmaşaya, bu merhametsizliğe, bu gürültüye ayak uyduramayanların sığınabileceği bir mağaramız olsun” diyor şehre koşarak giren adamın kâtibi.</p><p>Biz duvarlarına hakikatin nurları yansıyan mağaraya inandık. </p><p>Mağarada sükûnet bulan, mağaraya sığınan bir zata biat ettik.</p><p>Belki bundandır mağarada olmak, kendi hiramıza çekilmek… Mağaralarda olmak, mağazalarda olmaktan daha iyi gelir kalbimize.</p><p>Yoruldun… Başını yaslayacak bir yer mi arıyor gözlerin?</p><p>O vakit kalbine dön!</p><p>Hira’ya dön!</p><p>Kalbine yansısın nuru hakikatlerin.</p><p>Ve silsin, bunca inandığın, doğru sandığın yalanların ve kalabalıkların kirini pasını.</p><p>Gözlerin kapanırken alacağın dönüş teklifini vakit gelmeden duy!</p><p>Dön evvela kalbine… Ba’dehu (sonra) kalbinle Rabbine. </p><p><br></p>
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Yorgunum dersin; "Sırtında taş mı taşıdın?"derler. Mecal bulup "Taş ,sadece sırtta taşınmaz!"bile diyemezsin...