
Heyhat Sophie gidiyordu mağrur bir prenses gibi şairin kalbinden sürgün edilmişti. Sanki hilafet ilga ediliyordu. Saltanat sefalete mahkûm edilmişti. Sen benim sürgünümsün Sophie..

Kemal Sayar?dan bu defa bir oykuler demeti. Saglam bir kurgu, ironik bir dil ve hayatin girdabinda bocalayan insanlar…Ruyalar, gercekler, tasavvufi gondermeler, psikanaliz, ironinin arasindan yuzunu gosteren hikmetli sozler, ince bir duyus gucu, cocukluk yaralari, yalnizlik, kalbe donus, ask, postmodern savrulmalar esliginde yer yer fantastik oykulerle Otoyol Uykusu…Her dakika kosusturma. Bitmeyen telase. Bas donduren teknoloji. Gazeteler. Ritmik yaz sarkilari. Gece. Gunduz. Ve uzakta belli belirsiz, tenha bir yol. Tum gorduklerimiz bir ruya olmasin sakin?Bas dondurucu hiz ve ego caginda ruhumuza birden batan ignelerin bir sebebi olmali. Kemal Sayar o sebebi bilgelikle yakaliyor, sair titizligiyle isledigi kelimelerle tarif ediyor.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Heyhat Sophie gidiyordu mağrur bir prenses gibi şairin kalbinden sürgün edilmişti. Sanki hilafet ilga ediliyordu. Saltanat sefalete mahkûm edilmişti. Sen benim sürgünümsün Sophie..