
Hayata karşı hep sağlam durmak istiyordu. Ve bir şekilde de temiz kalmak...

Onlar Cocuktular...En mukemmel elmaslarin safligindaydilar...Ne ufak bir lekeleri...Ne de en ufak bir kusurlari vardi...Ve ne de en ufak bir gunahlari...Ama onlarin safligi kotulugun safligiydi...Paris'te bir Ermeni katedralinde islenen bir cinayet. Kan yok, cinayet aleti yok, yara bere yok…Biri yasli ve huysuz emekli bir polis, digeri Cocuk Burosu'nda gorevli, ancak aciga alinmis uyusturucu muptelasi genc bir polis. Bu ikisi, gitgide hunharca bir hal alan ve pespese islenen cinayetlerin katilini veya katillerini bulmak icin birlikte calismak zorundadir. Birbirlerine ihtiyaclari vardir, birbirlerini tamamlamaktadirlar. Ancak bu cinayetler siradan bir seri katilin isi degildir. Gizli servisler, naziler,Yahudiler, ulke icinde ulkeler, ve "siyah bolgeler"… Sanki birileri bir seyleri gizlemek istemektedir. Fransa'nin gobeginde baska bir ulke olabilir miydi?Bu ulkeye kim veya kimler goz yumuyordu?Burada neler yapilmaktadir?Kacirilan cocuklar ile oldurulenler arasindaki bag nedir?Iki pol
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Hayata karşı hep sağlam durmak istiyordu. Ve bir şekilde de temiz kalmak...

Bu adamın en kötü romanı bu kitap. Ve eski kitaplarında çeviri sorunu var. Yazarlar ne zaman ekip kurup kurgu verip editorlere Kitap yazdirsalar kitaplarin butun büyüsü bozuluyor. Kitaplar yazarların kaleminden cikmalidir, ekiple mekiple olacak is değil bu. Fazla detay verip özgün olmayan duygusu olmayan bir roman yazmaktansa detayı az ama duygusu çok olan, okura geçen romanları tercih ederim.

Hiç kimsenin geleceğe inanmadığı umut dolu bir ülke, Hiç kimsenin geçmişe inanmadığı anılarla dolu bir ülke.. sanki bizim ülke..