
Sakin biridir Muzaffer Bey, öyle çok hızlı hareket etmez, bence damarlarındaki kan da tasarruflu akıyor, o yüzden bu kadar yavaş.

"Hayat ne biriktirir bizim için? Kırık dökük aşklar, yaşanmamışlıklar, olmamışlıklar, bir çocukluk anısına teğellenmiş hüzünler, aşkın sonsuz bekleyişleri, ayrıklar, kentler, köyler, yollar, rüzgârlar, gündoğumları, biraz keder, biraz da neşeyle çatılmış evler ... Hayat bizim için saklamaya hazır olduklarımızı, bize yakışanları, ihtiyacımız olanları ve bizi büyütecekleri, bizi biz edecekleri biriktirir ..." --
Bookspace topluluğundan 6 gönderi

Sakin biridir Muzaffer Bey, öyle çok hızlı hareket etmez, bence damarlarındaki kan da tasarruflu akıyor, o yüzden bu kadar yavaş.

Berlin’de yolda yürürken parka atılmış bir çikolata ambalajı görmüş, kimin attığını, kâğıdın oraya nasıl geldiğini bilmediği halde “Bu Türkler burayı da Türkiye’ye çevirecekler, bakar mısın yerlere çikolata ambalajları atmışlar, kesin Türk turistler ya da burada yaşayan Türkler atmıştır” diyerek kâğıdı yanındakilere göstermişti.

Nimet Hanım. Bir daha da anne babasını görmemiş. Cenazelerine gitmiş. Bence Nimet Hanım’ın başına gelenler ana babasının ahı olabilir. Benim annem şahsen hayatta olsa ben Nimet Hanım gibi yapmam, annemi hiç üzmem, ama değil işte. Allah üzecek olana anne veriyor, üzmeyecek olana vermiyor, ne garip.

Çocukluğuma dair hayal meyal hatırladığım şeyler var. Bir de asla unutmadığım, ölünce bile unutacağıma ihtimal vermediğim, artık beynimin bir kıvrımına dönüşmüş anılarım.

SON Geçtiğimiz kırk gün, her gün bana aynı yalanı söylediler. Dediler ki sevdiğin ölünce kalbinde kırk mum yanar, her gün biri söner. Kırkıncı gün hepsi söner, biri bekler. O tek mum ebediyen yanar, acını o tek mum tutar. Ben buna inandım. Hayalimde otuz dokuz mum söndürdüm her gece üfleyerek, içimdeki cılız nefeslerle. Göğsümdeki sızı hafifler, kalbim tekrar toplanır, ciğerime derin bir nefes girer diye kırk gün bekledim. Geçtiğimiz kırk gün, bugünü bekledim. Sabah uyandım, kendimi yokladım. Öğlen tekrar baktım. Kırkıncı ikindiyi beklerken kırkikindi yağmurları boşandı gözlerimden. Gecesini bekledim ve de gece yarısını. Hiçbir şey olmadı. Yalanınız batsın dedim. İçimde tek bir mum kalacaktı hani; peki ne, bu yürekteki bin dönümlük orman yangını?

YENİ KİTAP Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu gidenler için bir ağıt, kalanlar içinse bir şiir, biriktirilmiş insan öyküleri…