
Bazen en karanlık zamanlarda, ışığı görmek çok daha zor olabilir ama bu, hiç bir zaman ışığın orada olmadığı anlamına gelmez

A New York Times Bestseller -- Book 3 in the Harry Potter series.What's a young wizard to do when he must spend the summer with distasteful relatives and refrain from practicing magic? Thirteen-year-old Harry Potter puts up with this situation until Aunt Marge so annoys him that he violates a code of ethics by using his magic on her. Instead of being punished, Harry is allowed to finish out his holiday at the Leaky Cauldron Inn, a thoroughly enjoyable experience. But as Harry's third year at Hogwarts school of Witchcraft and Wizardry begins, things turn serious when Sirius Black, the man who killed Harry's parents and has it in for Harry, too, escapes from Azkaban Prison. While trying to find out why Sirius murdered his parents, the young hero learns more about his own past and actually "hears" the end of his mothers life. In this third book of the Harry Potter series, Harry Hangs out with his friends Ron and Hermione, meets the "Hippogriffs" and "Dementors," and continues to make readers care very much about his fate.No Canadian Rights for the Harry Potter SeriesHARRY POTTER and all related characters and elements are trademarks of and © Warner Bros. Entertainment Inc. Harry Potter publishing rights © J. K. Rowling. (s05)
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Bazen en karanlık zamanlarda, ışığı görmek çok daha zor olabilir ama bu, hiç bir zaman ışığın orada olmadığı anlamına gelmez

“Lily ve James'i Voldemort'a sattın. İnkâr ediyor musun?” “Sirius, Sirius, ne yapabilirdim? Karanlık Lord... bilemezsin... hayal bile edemeyeceğin silahları var onun.... Korkmuştum, Sirius, ben hiçbir zaman sen, Remus ve James gibi cesur değildim. Bunun olmasını hiçbir zaman istemedim... Adı Anılmaması Gereken Kişi beni zorladı -” “YALAN SÖYLEME! LILY VE JAMES ÖLMEDEN BİR YIL ÖNCE DE ONA BİLGİ SIZDIRIYORDUN SEN! ONUN CASUSUYDUN!” “Her - her yeri ele geçirmeye başlamıştı! O - onu reddetmekle ele ne geçerdi ki?” “Gelmiş geçmiş en kötücül büyücüyle savaşmakla ele ne mi geçerdi? Sadece masum hayatlar, Peter!” “Anlamıyorsun! Beni öldürürdü, Sirius!” “O HALDE ÖLSEYDİN! DOSTLARINA İHANET EDECEĞİNE ÖLSEYDİN, BİZ SENİN İÇİN BUNU YAPARDIK!”

“Bu ne anlama geliyor, biliyor musun? Pettigrew’i teslim etmek ne anlama geliyor?” “Özgürsün.” “Evet... Ama ben aynı zamanda - bilmiyorum sana söyleyen oldu mu - ben senin vaftiz babanım.” “Evet, biliyordum.” “Eh... annenle baban beni senin velin tayin etmişti. Onlara bir şey olursa... Tabii anlarım, yani, teyzen ve eniştenle kalmak istersen. Ama... hani... düşün bakalım. Bir kez adım temize çıkınca... eğer sen... farklı bir ev istersen...” “Ne - seninle oturmak mı? Dursleyler’den ayrılmak mı?” “Elbette, istemeyeceğini tahmin etmiştim. Anlıyorum. Ben sadece düşünmüştüm ki -” “Sen deli misin? Elbette Dursleyler’den ayrılmak istiyorum! Evin var mı? Ne zaman taşınabilirim?” “İstiyor musun? Ciddi misin?” “Evet, ciddiyim.”