Kara Kitap
Kurgu

Kara Kitap

Orhan Pamuk

Yayıncı
Macmillan
Sayfa
400
Dil
English
Yayın yılı
1994-12-31

Özet

The Black Book is a stunning tapestry of Middle Eastern and Islamic culture which confirms Orhan Pamuk’s reputation s a writer of international stature, comparable to Borges and Calvino. <br><br>Galip is an Istanbul lawyer, and his wife, Ruya, has vanished. Could she be hiding out with her half brother, Jelal, a newspaper columnist whose fame Galip envies? And if so, why isn’t anyone in Jelal’s flat? <br><br>As Galip plays the part of private investigator, he assumes the identity of Jelal himself, wearing his clothes, answering his phone calls, even faking his wry columns, which he passes off as the work of the missing journalist. But the amateur sleuth bungles his undercover operation, and with dire consequences.<br><br>Richly atmospheric and Rabelaisian in scope, The Black Book is a labyrinthine novel suffused with the sights, sounds, and scents of Istanbul. An unforgettable evocation of the city where East meets West, The Black Book is a boldly unconventional mystery that plumbs the elusive nature of identity, fiction, interpretation, and reality.<br>

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 12 gönderi

İlkay Ç@objecta· 1h🇹🇷

Hafıza diye yazmıştı bir köşe yazısında Celâl, bir bahçedir. "Rüya'nın bahçeleri, Rüya'nın bahçeleri..." diye düşünmüştü o zamanlar Galip, "düşünme, düşünme, kıskanırsın!" Ama Galip karısının alnına bakarak düşündü.

5
Majestoria@Majestoria· 7ay🇹🇷

"Yalnızca kendileri olabildikleri için ıssız çöllerdeki taşları, insan ayağı değmemiş dağların arasındaki kayalıkları, hiç kimsenin görmediği vadilerdeki ağaçları kıskanıyorum"

5
Majestoria@Majestoria· 7ay🇹🇷

"Kendiniz olmakta güçlük çekiyor musunuz?"

5
M. S. Maden@hemokurhemyazar· 8ay🇹🇷

“Hafızanın bahçesi çoraklaşmaya başlayınca," demişti o son akşamların birinde Celâl, “İnsan elde kalan son ağaçların ve güllerin üzerine şefkatle titrer. Kuruyup gitmesinler diye, sabahtan akşama kadar onları sulayıp okşuyorum: Hatırlıyorum, hatırlıyorum ki unutmayayım!”

5
ARİF ÇATAL@marcel· 8ay🇹🇷

Severdim seni her zaman yürüdüğümüz sokaklarda, bir an, sanki güneş o sabah batıdan doğmuş gibi yepyeni bir ışık ve yepyeni bir köşeyle karşılaştığımızda, sokakları değil, seni severdim...

4
Majestoria@Majestoria· 7ay🇹🇷

"Saklan ki bir sırrın olduğuna hükmetsinler."

3
can bulut@pasmanika· 7ay🇹🇷

yalnızca kendi olabildikleri için çöllerdeki taşları kıskanıyorum

3
İlkay Ç@objecta· 2h🇹🇷

...insanın artık hiçbir zaman hikâyenin aslı hangisidir, hayatın aslı hangisidir anlayamayacağını anlattım.

2
can bulut@pasmanika· 7ay🇹🇷

rotüşlenmiş fotoğraflar insan ruhunu törpülüyor

2
can bulut@pasmanika· 7ay🇹🇷

sokaklar boyu bir rüyada gezinirmiş cesine gezinip durdu

2
can bulut@pasmanika· 7ay🇹🇷

şehir hep birlikte gürültülü bir şekilde yenen aile yemeği gibi ona tanıdık geliyordu

1
M. S. Maden@hemokurhemyazar· 8ay🇹🇷

Bir zamanlar, Boğazʼın ipek sularını gümüş gibi ışıldatan mehtabı seyrettiğimiz balkonlardan, gömülemedikleri için alelacele yakılan ölülerden çıkan mavimsi dumanın aydınlığını seyredeceğiz artık. Boğaz kıyılarındaki erguvan ve hanımellerinin bayıltıcı serinliğini koklayarak rakı içtiğimiz masalarda, çürüyen ölülerin genzimizi yakan o küfle karışık kekre kokusunun tadını alacağız.

1

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?