
İnsanlar mazlumların kazandığı hikâyeler isterler,oysa tarihte adalet yoktur.

<p>Official U.S. edition with full color illustrations throughout.</p><p>New York Times Bestseller</p><p>A Summer Reading Pick for President Barack Obama, Bill Gates, and Mark Zuckerberg </p><p>From a renowned historian comes a groundbreaking narrative of humanity’s creation and evolution—a #1 international bestseller—that explores the ways in which biology and history have defined us and enhanced our understanding of what it means to be “human.”</p><p>One hundred thousand years ago, at least six different species of humans inhabited Earth. Yet today there is only one—homo sapiens. What happened to the others? And what may happen to us?</p><p>Most books about the history of humanity pursue either a historical or a biological approach, but Dr. Yuval Noah Harari breaks the mold with this highly original book that begins about 70,000 years ago with the appearance of modern cognition. From examining the role evolving humans have played in the global ecosystem to charting the rise of empires, Sapiens integrates history and science to reconsider accepted narratives, connect past developments with contemporary concerns, and examine specific events within the context of larger ideas.</p><p>Dr. Harari also compels us to look ahead, because over the last few decades humans have begun to bend laws of natural selection that have governed life for the past four billion years. We are acquiring the ability to design not only the world around us, but also ourselves. Where is this leading us, and what do we want to become?</p><p>Featuring 27 photographs, 6 maps, and 25 illustrations/diagrams, this provocative and insightful work is sure to spark debate and is essential reading for aficionados of Jared Diamond, James Gleick, Matt Ridley, Robert Wright, and Sharon Moalem.</p>
Bookspace topluluğundan 14 gönderi

İnsanlar mazlumların kazandığı hikâyeler isterler,oysa tarihte adalet yoktur.

Dedikodu, sıkça kötülenen ama aslında kalabalık gruplar halinde işbirliği yapabilmenin de temelini oluşturan bir beceridir. Modern Sapiens'in yaklaşık 70.000 yıl önce edindiği yeni dil becerisi, ona saatlerce dedikodu yapabilme şansı verdi; kime güvenebileceğine dair bilgi, küçük grupların daha büyük gruplara dönüşmesine, dolayısıyla da Sapiens'in daha sıkı ve karmaşık iş birliği yöntemleri geliştirmesine yol açtı.

Birbirini hiç tanımamış, birlikte hiç kavga etmemiş, birbirini hiç tartmamış iki şempanze birbirine ne zaman güveneceğini, yardım etmeye değer olup olmadığnı ve kimin daha üst sırada olduğunu bilemez.

YENİ KİTAP - Homo sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü? - Para neden herkesin güvendiği tek şey? - Kadınlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çoğu toplum erkek egemen? - Güç elde etmekte böylesine yetenekli olan insanlar neden bu gücü mutluluğa dönüştürmekte başarısızlar? - Geleceğin dini bilim mi? - İnsanların miadı çoktan doldu mu?

Tarihin en kesin yasalarından biri de şudur: Lüksler zamanla ihtiyaç haline gelir ve yeni zorunluluklar ortaya çıkarır. İnsanlar belli bir lükse alıştıklarında bir süre sonra onu kanıksarlar. Onu yaşamlarında hep bulundururlar ve bir süre sonra onsuz yaşayamaz hale gelirler.

Tarım Devrimi yeni ve kolay bir yaşam biçimi sağlamaktan ziyade, çiftçilere genellikle avcı toplayıcılarınkinden daha zor ve daha az tatmin edici bir yaşam oluşturdu. Avcı toplayıcılar zamanlarının daha büyük bölümünü, çeşitli ve insanı zihinsel olarak uyaran faaliyetlerle geçiriyorlardı, ayrıca açlık ve hastalıkla boğuşma ihtimalleri de daha düşüktü. Tarım Devrimi insanlığın elindeki toplam gıda miktarını kesin olarak artırdı ancak daha iyi bir beslenme veya daha çok keyifli zaman yaratmadı. Daha ziyade nüfus patlamasına yol açarak şımarık seçkinler yarattı. Ortalama çiftçi ortalama avcı toplayıcıdan daha fazla çalışarak karşılığında daha kötü besinlere sahip oldu. Tarım Devrimi tarihin en büyük aldatmacasıdır.

Atalarımızın doğayla uyum içinde yaşadığını iddia eden doğaseverlere inanmayın. Sanayi Devrimi'nden çok önce, Homo sapiens en çok bitki ve hayvan çeşidini ortadan kaldıran tür olma rekorunu elinde tutuyordu. Biyoloji tarihindeki en ölümcül tür olmak gibi şaibeli bir özelliğimiz var.

Bilişsel Devrim'den bu yana, Sapiens böyle bir günlük ikilikle yaşıyor. Bir tarafta nehirlerin, aslanların ve ağaçların nesnel gerçekliği; öte yanda tanrıların, milletlerin ve şirketlerin hayali gerçekliği. Zaman geçtikçe hayali gerçeklik daha da güçlendi; öyle ki bugün nehirlerin, aslanların ve ağaçların yaşamı hayali varlıklar olan tanrılar, milletler ve şirketlerin insafına kalmış durumdadır.

İspanyolların altın takıntısı çok mantıksızdı; yenemeyen, içilemeyen, dikilemeyen, alet ve silah yapımı için fazla yumuşak bir metal neden bu kadar önemliydi ki? Yerliler Cortés'e neden İspanyolların altına böylesine tutkun olduklarını sorduklarında ünlü fatih şöyle cevap verdi: "Çünkü ben ve arkadaşlarım ancak altınla giderilebilen bir kalp hastalığından muzdaribiz."

Nostalji Tuzağı.1. Toplayıcılık Çağı (Avcı-Toplayıcılar): "İlk Zengin Toplum" Efsanesi · Yanılgı: Avcı-toplayıcıların doğayla barışçıl, eşitlikçi bir uyum içinde, işten, stresten ve modern hastalıklardan uzak bir şekilde yaşadıkları düşüncesi. · Harari'nin Gerçeklik Kontrolü: · Zenginlik: Maddi zenginlikleri nedeniyle değil, ihtiyaçlarının az ve kolayca karşılanması nedeniyle (haftada 35-45 saat çalışarak) "zengin"diler. Ancak bunun yüksek bir bedeli vardı. · Şiddet ve Güvensizlik: Hayat son derece tehlikeliydi. Çocuk ölüm oranları şaşırtıcıydı (genellikle yalnızca %50'si yetişkinliğe ulaşıyordu). İnsanlardan ve hayvanlardan gelen şiddet sürekli bir tehditti. Harari, şiddetli ölüm oranlarının en şiddetli modern toplumlardan bile önemli ölçüde daha yüksek olduğunu gösteren çalışmalara atıfta bulunuyor. · Zorluk: Doğanın insafına kalmış bir şekilde yaşıyorlardı; kıtlık, hastalık ve çevresel felaketler tüm toplulukları yok edebiliyordu. Kronik küçük rahatsızlıklar, parazitler ve yaralan

"Mutluluk aslında paraya, güce, şöhrete veya başka bir şeye bağlı değildir. Beyninizdeki ve vücudunuzdaki serotonin, dopamin ve oksitosin seviyesine bağlıdır." "Aşk, kıskançlık, nefret, neşe ve kaygı, biyokimyasal süreçlerden başka bir şey değildir. Aşık olduğunuzda, adrenalin, dopamin ve oksitosin nedeniyle midenizde kelebekler uçuşur. Kıskanç olduğunuzda ise, kortizol ve düşük serotonin vardır. Ruh söz konusu değildir; sadece kimya vardır." Yuval Noah Harari - Sapiens

maymundan insalara ve tanrı kavramına muhteşem bir gerçek bilgi yuvasi

“Tarih boyunca insanlar anlam arayışında olmuştur. Ancak evrende anlam diye bir şey yoktur; anlam yalnızca insanların zihinlerinde üretilir. İnsanların zihinlerini birleştiren ortak anlam ağlarına da ‘mit’ diyoruz.”

"Mutluluğun, sahip olunan şeylerden çok algılarımız ve beklentilerimizle ilgili olduğunu söyler."