The History of God CD: The 4,000 Year Quest
Din

The History of God CD: The 4,000 Year Quest

Armstrong, Karen Keishin

Yayıncı
HarperAudio
Sayfa
5
Dil
English
Yayın yılı
2004-02-17

Özet

"Strange as it may seem, the idea of 'God' developed in a market economy in a spirit of aggressive capitalism," Karen Armstrong asserts in her fascinating work A History of God. Armstrong considers herself a "historian of ideas," and with this broad view she gives a compelling account of the correspondences among Judaism, Christianity, and Islam, and the historical, philosophical, intellectual, and social developments through the ages that both shaped them and were shaped by them.<br/>Religion is "highly pragmatic," Armstrong finds. Any particular idea of God must work for the people who develop it. Consequently, as the times have changed, so have our ideas about God. "Understanding the ever-changing ideas of God in the past and their relevance and usefulness in their time," she says, "will help us to develop a new concept for the future."<br/>Today an increasing number of people have difficulty with the idea of a God that behaves as a larger version of themselves. Armstrong sees this as inevitable, and welcomes believers to a notion of God that "works for us in the empirical age."

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 55 gönderi

gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Platon da İran ve mısır kanalıyla belki de Hindistan'daki fikirlerden etkilenmiş olan altıncı yüzyıl düşünürü Pisagor'un etkisi altında kalmıştı. O ,ruhun, tıpkı bir mezar gibi, beden içine hapsolmuş çökmüş, kirlenmiş ve aralıksız yeniden doğuş döngüsüne mahkum bir tanrı olduğuna inanmaktaydi.

11
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Nirvanaya ulaşmak, için Hristiyanlarin çoğu zaman ondan aldıkları "cennete gidiş" gibi bir şey değildir. Buda nirvana ya da diğer ezeli meselelere yönelik sorulara yanıt vermeyi," uygunsuz" ve "yakışıksız" oldukları için, hep reddetmiştir.Nirvanayi tanimlayamayiz , çünkü sozcuklerimiz ve kavramlarimiz değişken duyular dünyasıyla sınırlıdır. Yaşantı tek güvenilir " kanıt" tır. Onun takipçileri biliyorlardı ki nirvana gerçekti, çünkü kendilerinin iyi yaşam pratikleri onların bunu algılamalarıni sağlamıştı.

9
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Dolayısıyla,en mükemmel hareket döngü hareketliydi,çünkü o sürekli kendi ilk noktasına dönmekte, tekrar dönmekte,gök küresinin dairesel dönüşü tanrısal dünyayı elden geldiğince taklit etmekteydi.

9
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

insanoğlu başlangıçta,her şeyin İlk Nedeni ,gökyüzü ve yeryüzünün hakimi olan bir Tanrı yarattı. Bu tanrı biçimsel olarak betimlemesi; hizmetinde ne bir tapınak ne de din adamları vardı. Ve o, yetersiz insan kültüyle iliskindirilmeyecek kadar yuceydi. Zamanla insanların bilincinden silindi. O derece uzaklaştı ki insanlar artık ona ihtiyaç duymadık karını düşündüler . Sonunda,kaybolup gittiği söylendi. Tanrının fikrinin kökeni kuramindan Peter Wilhelm schmidt 1912

9
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Bu, bir alevin,"söndükten" sonra hangi yöne gittiğini sormaya benzerdi.

8
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Tanri'yi "dışarıda" güçlü bir gerçeklik olmaktan çıkarıp her inananın zihnine, yüreğine ve varlığına dolduran Kur'an'dir.

8
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Batı Hristiyanları, kendilerinin Tanrı'nin gözdeleri olduğunu düşünmeye özel bir eğilim göstermişlerdir. On bir ve on ikinci yüzyıllarda haclılar, Yahudi ve Müslümanlara karşı giriştikleri kutsal savaşı, kendilerinin Yahudilerin çoktandır kaybettiği tanrısal misyonu devralmış yeni Seçilmiş Halk oldukları iddiasıyla meşrulaştırmislardir.

8
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Yazık ki, tek tanriciligin bir özelliği olarak ortaya çıkan hoşgörüsüzlügü bugün öylesine kaniksamis bulunuyoruz ki diğer tanrılara karşı düşmanlığın yeni bir tavır olduğunu goremeyebiliriz.

7
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Calvinci seçim teolojisi, Amerikalıları kendilerini Tanrı'nin gerçek ulusu olduklarına inanmaya teşvik eden en önemli bir etken olmuştur.

7
gülderen@gulgunes15· 2ay🇹🇷

Bu sufi tarikatlar içinde en ünlüsü Bati'da "dönen dervişler " olarak bilinen Mevleviliktir. Mevlevilerin azametli ve vakarlı dansı bir yoğunlaşma yöntemidir. Çevresinde döndükçe sufi fena halini önceden tadarak, dansta kendi nefsinin eridiğini hissetmektedir. Tarikatın kurucusu öğrencileri tarafından Mevlana olarak adlandırılan Celalettin Rumi'dir.

7
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Gerçekten tam kalbine ulaşmak için evrenin, algıların dünyasının ve hatta anlagin sınırlarının ötesine yonelmeliydi. Bununla birlikte bu, kendi dışımızdaki bir gerçekliğe yükselme değil, zihnimizin en derin girintilerine bir inisti. Bu bir anlamda içsel tırmanmadir.

6
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Yahudilerin, kendilerinin Seçilmiş Halk olduğu yolundaki inançları çoğu zaman eleştirilmesine karşın, onları eleştirenler, o dönemde putperestlige karşı uygulanan şiddeti ateşleyen benzer bir inkarin da çoğu zaman sorumlusu olagelmiştir.

6
gülderen@gulgunes15· 2ay🇹🇷

İşit, bu ney neler anlatıyor; dinle, ayriliklardan nasıl şikayet ediyor:" Beni bu sazliktan kestiklerinden beri, kadın erkek bunca insan feryadimdan inledi. Ayrılık acılarıyla parça parça olmuş bir kalp isterim; ta ki iştiyak derdini şerh edebileyim. Aslından, vatanından uzaklaşmış olan kimse, o vuslat zamanını bekler durur.

6
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Bazı öyküler muhalefette ısrar eden iktidar sahibi Kureyşlilerin bir sureyi dinlediklerinde sarsıntı geçirdiklerini aktarmaktadır. Sanki Muhammed, bazılarının henüz hazır olmadığı ama bazılarının da etkisine girdiği tamamıyla yeni bir edebî biçim yaratmıştır. Kur'an bu tür bir etkisi olmadan İslam'ın kök salmış olması olanaksız görünüyor. Eski İsraillilerin ilk dinsel bağlantılarını terk etmelerinin ve tek tanriciligi kabul etmelerinin yedi yüzyıl aldığını görmüştük oysa Muhammed'in Araplara bu zorlu dönüşümü yaşatması yirmi üç kısa yıl içinde olmuştur. Şair ve peygamber olarak Muhammed ile bir metin ve ilahi tecelli olarak Kur'an elbette dinle sanat arasında var olan derin yakınlığın fazlasıyla çarpıcı bir örneğidir.

6
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Dinin bugün pek ilgi çekmeyen bir şey gibi görünmesinin nedenlerinden birisi, birçoğumuzun, artık etrafimizin bilinmeyenle çevrili olduğunu unutmuş olmasıdır. Bilimsel kültürümüz bizleri, dikkatlerimizi önümüzde duran fiziksel ve maddi dünyaya odaklandiracak şekilde egitmektedir. Dünyaya bu tarz bakışın büyük başarılara imza attığı inkar edilemez. Bununla beraber, bunun sonuçlarından birisi de daha geleneksel toplumların her düzeyindeki insanların yaşamlarını kaplayan, bir zamanlar bu dünya yaşantımızın temel unsurlarindan biri olan tinsel ve kutsal olana yönelik algı ve düşüncemizi silip atmış olmamızdır.

6
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Kur'an,sürekli olarak Tanrı'nin " mesaj" larinin ve " işaret" lerinin anlaşılması için akıl gerektiğini vurgular. Müslümanlar kendi mantiklarindan feragat etmemeli fakat dünyayı merak ve dikkatle incelemelidirler. Daha sonra Müslümanlara doğa bilimi geleneğini geliştirme olanağı sağlayacak olan da bu yaklaşımdır ve bu bilim Hristiyanlık 'taki gibi hiçbir zaman din için tehlike olarak görülmemiştir.

6
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Sonuçta Muhammed'in dini,İslam ,her kabul edenin Allah'a varoluşunu teslim etmesi olarak bilinecektir. Müslüman, bütün varlığını Yaratici' ya teslim eden kişi demektir.

6
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Bu yeni güç kaynağının ödenmesi gereken bir bedeli vardi . Eski Gök Tanrılar insanın gündelik kaygilarindan oldukça uzak tutulmuslardi; Baal ,Marduk Ana Tanrıçalar gibi daha genç tanrılar insana daha yakın durmuşlar ama Yehova ,insan ile tanrısal dünya arasındaki uçurumu bir kez daha derinlestirmistir.

6
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Nirvana'nin sözcük anlamı "sükunete ermek" ya da " sönmek"tir. Bununla birlikte o, tamamıyla olumsuz bir durum değildir ama Budaca yaşamda Tanri'ninkine benzer bir rol oynamaktadır.

6
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Bazı Yunanlar İsrail Tanrisi'ni tanıyıp Zeus ve Dionysos'un yanı sıra Yehova'ya tapmaya başladılar. Kimileri, bölge Yahudilerinin Tapınak ibadeti yerine geliştirdikleri sinagog ve toplantı yerlerinin cazibesine kapıldı. Orada Yahudilerin kutsal metinlerini okudular, ibadet edip ilahilerini dinlediler. Sinagog, eski dinlerin dünyasındaki hiçbir şeye benzemiyordu.

6
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Augustinus Tanri'ya ulaştı Uzun zamandır seni nasıl sevdim, o kadar eski ve o kadar yeni guzellik; uzun zamandır seni sevdim. Ve senin içimde olduğunu, kendimin dış dünyada olduğumu ve seni orada aradığımı görüyorum ve benim sevgisiz durumumda senin yaptığın o sevimli yaratıkların içine düştüm. Sen benim icimdeydin ve ben sensizdim.Sevimli şeyler uzak tuttu; onların senin içinde varlıkları yoktuysa zaten hiçbir varlıkları yoktu.

5
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Felsefenin İslam dünyasında azınlık mezhebi olarak kalmasının nedenlerinden biri seckinciligidir. Ancak belirli zeka derecesindekilere hitap etmiş ve böylece Müslüman toplumu biçimlendirmeye başlayan eşitci ruhun dışında kalmıştır.

5
gülderen@gulgunes15· 2ay🇹🇷

On birinci yüzyıldan beri Müslüman filozoflar aklın, tıp ve fen bilimleri türünden araştırmalarda kaçınılmaz olan aklın, Tanrı araştırmalarında oldukça yetersiz kaldığı sonucuna varılmışlardi. Yalnızca akla bağlı kalmak, kevgirle su taşımak gibiydi.

5
gülderen@gulgunes15· 3ay🇹🇷

Ruhta üç özellik vardır: bellek, anlama ve istek.Bunlar bilgi , kendini bilme ve sevgiye tekabül eder.

5

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?