
Aklımın içinde adım atacak yer yoktu uyuyamıyordum

Gazap Üzümleri, John Steinbeck'in Büyük Buhran döneminde toprağını kaybeden Joad ailesinin göç yolculuğunu anlattığı büyük Amerikan romanıdır. Aile, Oklahoma'dan Kaliforniya'ya umutla ilerlerken yoksulluk, sömürü, açlık ve dayanışma gerçeğiyle yüzleşir.
Steinbeck, Gazap Üzümleri'nde bireysel bir ailenin acısını geniş bir toplumsal tabloya dönüştürür. Tom Joad ve Ma Joad gibi karakterler, yalnızca kendi hayatları için değil, onurlarını korumaya çalışan binlerce insan için de konuşur. Roman, emek, adalet, göç ve insan dayanıklılığı üzerine güçlü bir klasik olarak okunur. Etkisi, öfkesini insan sevgisiyle dengelemesinden gelir.
Bookspace topluluğundan 53 gönderi

Aklımın içinde adım atacak yer yoktu uyuyamıyordum

Halkın ruhunda büyüyen gazap üzümleri olgunlaşıp ağırlaşıyor ve bağbozumunu hazırlıyordu.

"Uykuyla dinlenemeyecek kadar yorgunum artık."

Açlığı, yalnız kendi büzülmüş midesinde değil, çocuklarının da büzülmüş karınlarında duyan bir adamı nasıl korkutabilirsiniz? Onu sindiremezsiniz. Çünkü o, her korkuyu aşan bir korkuyu tatmıştır.

Yedi kişi çalışıyoruz, ondan sonra ancak bir yemek alabiliyoruz.

Bir insanın neler hatırlayabileceğini görsen şaşarsın.

Ölmeden önce, yaşayabilecek cesareti bulmaları gerek.

Açlığı, yalnız kendi büzülmüş midesinde değil, çocuklarının da büzülmüş karınlarında duyan bir adamı nasıl korkutabilirsiniz? Onu sindiremezsiniz. Çünkü o, her korkuyu aşan bir korkuyu tatmıştır.

Halk, hikayeler anlatılırken dinlerdi; halkın katılması bu hikayelere bir destan havası verirdi.

Dünyada nemiz kaldı? Kendimizden başka…

Çürüme, Kaliforniya eyaletinin her yanına yayılıyor; bu tatlı koku, memlekette büyük bir acı yaratıyor. Ağaçları aşılamasını, tohumları yeşertmesini, büyütmesini bilen insan, aç halkın kendi ürününü yiyebilmesine bir çare bulamıyor. Dünyada yeni meyveler yaratmasını bilen insanlar, meyvelerinin yenmesini sağlayacak bir sistem yaratamıyorlar ve bu başarısızlık, eyaletin üzerine büyük bir felaket gibi çöküyor, kalıyor.

Bir insan ki, kendini zengin görmek için bir milyon dönüm toprağa ihtiyaç duyar, bana göre o insanın gönlü çok fakirdir. Bir insanın gönlü fakir olduktan sonra, milyonlarca dönüm toprak almış, neye yarar, yine de fakirdir.

Tek istediğim kimseye yük olmadan yaşayıp gitmek.

Şarkı söylemek ve dua etmek aynı şeydir. Benim şarkımı dinlemenizi ne kadar isterdim!

“Sonra bir zaman gelir, insan değişir ve her şeyi bambaşka görmeye başlar.”

Halkın ruhunda büyüyen gazap üzümleri olgunlaşıp ağırlaşıyor ve bağbozumunu hazırlıyordu.

"Sonra bir zaman gelir, insan değişir ve her şeyi bambaşka görmeye başlar. "

Oysa korku gazaba dönebildiği müddetçe, son gelmeyecek demektir.

🔹Tek istediğim kimseye yük olmadan yaşayıp gitmek. 🔹Aklımın içinde adım atacak yer yoktu. Uykuyla dinlenemeyecek kadar yorgunum artık. 🔹İnsan, alıştığı gürültüyü bile arar. 🔹Ancak yeni doğan bir bebek baştan başlayabilir. Sen, ben... biz artık geçmiş zamanız.

İnsanın kendisi, bir ülkü uğrunda ıstırap çekmez ve ölmezse korkun, çünkü bu tek nitelik, insanın temelidir ve bu tek nitelik insanı evrendeki bütün öteki şeylerden ayırır.

"Bir ara kendi ruhunu bulmak için çöle gittiğini, yalnızlığa çekildiğini, sonunda kendisine ait bir ruh bulunmadığını öğrendiğini söylemişti."

Ama nasıl başlarsın... Yalnız bir bebek başlayabilir... Sana bana gelince... Biz geçmişte kaldık. Bir öfke, binlerce düş; bütün bunlar biziz... Bu toprak, bu kızıl toprak biziz; sel yılları, toz yılları, kuraklık yılları, hepsi de biziz. Biz yeniden başlayamayız. Eskiciye dertlerimizi, ahlarımızı sattık. Hepsini satın aldı, ama daha içimizde de duruyor; toprak sahipleri bizi kovdukları zaman, bu kovulan insanlar bizdik. Traktör evi yıkmadı, bizi yıktı... Yaşadığımız süre yıkık kalacağız. Ne Kaliforniya'ya ne de başka bir yere... Her birimiz acılarımızla birlikte yürüyen, acılardan oluşmuş bir geçit töreninin başında giden davuluz...

"Bir aile, sadece kan bağıyla değil, birbirine destek olduğu sürece var olur. Açlık, yoksulluk ya da acı geldiğinde, insanlar birbirine sarılırsa güçlü kalır. Ama yalnızlık, insanın ruhunu parçalar."

"İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur. "