
Eski ideallerimle fiilen başardıklarım arasındaki uçurumu doldurmak için elimde sabırdan başka birşey yok!

Ursula K. Le Guin'in 1979'da kaleme aldigi Malafrena, yazarin diger bazi oykulerinden tanidigimiz hayali ulke Orsinya'da geciyor. Fakat yazarin diger romanlarinda da oldugu gibi, mekn hayali olmasina ragmen resmedilen ortam ve ele alinan meseleler son derece gercekci. Sansurun insanlari susturdugu, kisitlamalarin her turlu muhalefeti engelledigi, iktidarin kati ve kati bir hal aldigi bir ulke Orsinya. Malafrena Vadisi'nde ailesiyle birlikte yasayan baskahraman Itale Sorde, iste tam da bu kosullarla mucadele etmek uzere guvenli aile topragini terk edip siyasi calkantilarin hukum surdugu baskente gidiyor. Amaci, devrimci idealleri dogrultusunda toplumun ozgurlesmesine katkida bulunmak ama tum iyi niyetine ragmen bunun hic de kolay olmadigini ogreniyor. Ozgurluk, devrim, ideallerle gerceklik arasindaki kacinilmaz catisma ve bu catismanin getirdigi hayal kirikligi, ask, kimlik arayisi ve aidiyet gibi temalarin one ciktigi Malafrena, Le Guin'in sadece fantastik edebiyatta degil gercekci edebiyatta da usta bir yazar oldugunu kanitlayan bir roman.
Bookspace topluluğundan 6 gönderi

Eski ideallerimle fiilen başardıklarım arasındaki uçurumu doldurmak için elimde sabırdan başka birşey yok!

“İnsanlarla böyle karşılaşıyorsun, sonra ayrılıyorsun ama aralarından az bir kısmı, içinde hoş bir duygu bırakıyor. Karşılaşıp ayrılıyorsun, bir daha hiç karşılaşmamak da mümkün, ama geride bir parça hoşluk, bir parça hüzün kalıyor.”

Elimden gelen bir şey yok. Bütün yapabileceğim sessiz kalmak, şimdi söylediklerimi söylmemek. Bırak sessiz kalayım. Daha fazla zarar vermek istemiyorum!

Belki gereğinden fazla ilerisini düşünüyorum

Ayrılacak bir evin zaten yoksa evinden ayrılmak diye bir şey de olamazdı. Evi kim yapar, kimin için yapılır, kim için korunur ev?

Eski ideallerimle fiilen başardıklarım arasındaki uçurumu doldurmak için elimde sabırdan başka bir şey yok!