
Hayatın maddileşmesi, pek çok manevi değeri aşındırdığı gibi, saygının da altına oyar.

Büyüğün küçüğü yendiği bir dünyadan, hızlının yavaşı yuttuğu bir dünyaya doğru gidiyoruz.<br/>Afrika sözünde söylendiği gibi, "O kadar hızlı gidiyoruz ki ruhlarımız arkada kalıyor."<br/>Kemal Sayar, daha akıllı telefonların, daha hızlı internetin ve daha hızlı otomobillerin çağında yaşayan bizlere, üzerinde "Yavaşla!" yazan bir tabela gösteriyor adeta. Hatırlamanın, o geniş şimdide yani anda olmanın, yavaşlığın keşfi ve keyfini sürmenin erdemleri üzerinde düşünmeye çağırıyor bizi. Herkesin zamansızlıktan yakındığı bu çağda; hız yapmanın zaman kazandırmadığını, o hızla benliğimizden, sevdiklerimizden ve biricik hayatımızı duyumsayarak yaşamaktan uzaklaştığımızı anlatıyor. Modern hayatın baş döndürücü hızından uzaklaşmak ve sevdiklerinin gözlerinin içine bakmak isteyenler için, bir kılavuz kitap.<br/><br/>Baskı üstüne baskı yaparak çok sayıda okura ulaşan Yavaşla, elinizdeki genişletilmiş yeni basımıyla, sizi yeni farkındalıklara çağırıyor.
Bookspace topluluğundan 13 gönderi

Hayatın maddileşmesi, pek çok manevi değeri aşındırdığı gibi, saygının da altına oyar.

Her sokak başında yolunu ölüm kesiyor.

Ölümü durdurma sapkınlığı, modern tıpkın kisvesine bürünerek büyük bir endüstriye dönüşüyor.

Modern uygarlık, " eşyadan yana zengin, zamandan yana yoksul" bireyler üretiyor.

Kendi başına vakit geçirebilmek de bir meziyettir.

Kendi başına vakit geçirebilmek de bir meziyettir.

Şimdi elli yaşında, şair gibi "yirmi beş yaşında yediğim bir kurşunla bugün ölüyorum.

Mutluluğun yolunun erdemli bir hayattan değil, her ne pahasına olursa olsun kazanmaktan geçtiğini düşünüyoruz.

Mutluluğun formülü bir kalp bir ruh bir de akıl ...

Her şey çok hızlı gerçekleştiğinde, kimse hiçbir şeyden emin olamaz.

Halbuki ruhun odası darmadağın ve bir anne de gelmeyecek.

Yerinden kımıldamayan, ayağına bağlanmış prangayı fark etmez.

Beklemek ve sabır, hayatımızdaki ayrıntıları daha iyi fark etmemizi sağlar.