
"İkimiz birden sevinebiliriz Göğe bakalım."

"İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım / Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından / Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından / Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar / Şu aranıp duran korkak ellerimi tut / Bu evleri atla bu evleri de bunları da / Göğe bakalım"--
Bookspace topluluğundan 24 gönderi

"İkimiz birden sevinebiliriz Göğe bakalım."

Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi. Suların ısınsın diye bakıyorum ısınıyor. Seni aldım bu sunturlu yere getirdim. Sayısız penceren vardı bir bir kapattım. Bana dönesin diye bir bir kapattım...

sana sığınılacaktır kırılıp toplanınca sana sığınıyorum kırılıp toplanınca değil sonsuz girdiçıktısına yaşamaların ey en güzeli, en gürü bütün çeşmelerin ayın ve denizin sahibi ve su içmelerin sana sığınılacaktır ve kuytularda, dağlarda, alanlarda akıtılan ve akıp gelen kanlarda bir sabah büyük büyük ateşler yanınca eller temizlenecektir bir tören olacaktır ölülerimiz toplanacaktır.

arkadaşım doğum günümde bu şiir kitabını almıştı, not olarak da “bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi, iyiki doğdun güzelliğim” yazmıştı. şu an aramızda binlerce kilometre olsa da kalbimin en güzel köşesindesin hala caniçim

Sen nereye, ben oraya, adım adım İnsan sevdikçe iyileşiyor artık anladım...

"Herkes ne zaman ölür; elbet gülünün dikeni sokulunca kalbine."

“Bir şey var adını koyamadığım, kırılmaktan öte, parçalanmak gibi toplamaya çalıştıkça, dağılıyor. dağılıyorum, bir şeyler var, halledemiyorum.”

"İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım..."

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım

"Herkesin bir umudu vardır, bir savaşı, bir kaybedişi, bir acısı, bir yalnızlığı... Çünkü herkesin bir gideni vardır, içinden bir türlü uğurlayamadığı."

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım…

Şu aranıp duran korkak ellerimi tut. Bu evleri atla, bu evleri de, bunları da... Göğe bakalım.

Her şeyden biraz kalır. Kavanozda biraz kahve, Kutuda biraz ekmek, İnsanda biraz acı...
-ikimiz de sevinebiliriz göğe bakalım. -göğe bakmak beyhudedir. Boşluk boşlukla doldurulmuyor.

her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği...

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım

bu senin eski zaman gözlerin yalnız ağaçlar gibi

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım

ne denmişse yalan hayat için,

Seni aldım bu sunturlu yere getirdim Sayısız penceren vardı bir bir kapattım Bana dönesin diye bir bir kapattım Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat Durma kendini hatırlat Durma göğe bakalım

ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım

Durursa anlaşılır saatin kaç olduğu Ürkek yürek bütün köken kabul ediliyor.
ikimiz birden sevinebiliriz durma göğe bakalım

Evet önümüz bahardır biliyorum Leylaklar açacak biliyorum Kiraz da çıkacak yakında İyi şeyler söylemek de gerek biliyorum Sevgilim,güzelim,bir tanem! Biliyorum da şimdilik bağışla.