
“hans kendi bağrında da önüne geçilemez tuhaf duyguların ve gözleri kamaştıracak parlaklıkta alışılmamış umutların insanı soluksuz bırakacak kadar güçlü, endişe verici ve tatlı alçalıp kabardığını hissediyor, ne var ki, duyup hissettiklerinin salt bir düş olduğu, asla gerçekleşemeyeceği gibi kuşkulu bir korku da gelip katılıyordu buna. söz konusu çelişik duygular, ruhunda kabarıp büyüyerek karanlıklar içinde yukarılara doğru fışkıran bir kaynak oluşturuyordu, sanki çok güçlü bir nesne kendisinden kopup ayrılarak özgürlüğe kavuşmak ister gibiydi, belki bir hıçkırıktı bu, belki dudaklarda söylenmeyi bekleyen bir şarkı, bir haykırış ya da belki de bir kahkaha."






