
"Ben bir hiç, fakat ruhum her şey olacak! İçimde ne fırtına, ne fırtına var."

Handan, Halide Edib Adıvar'ın kadın kimliği, aşk, evlilik, eğitim ve iç özgürlük meselelerini mektup formuna yakın bir anlatıyla işlediği önemli romanlarından biridir. Handan'ın duygusal ve düşünsel çatışmaları, dönemin kadınlık beklentileriyle bireysel arayış arasındaki gerilimi ortaya koyar.
Halide Edib Adıvar, Handan'da yalnızca bir aşk çıkmazını değil, aydın bir kadının kendi benliğini kurma sancısını anlatır. Roman, karakterlerin birbirine yazdığı içten ve zaman zaman çelişkili metinlerle ilerler; bu yapı okuru doğrudan ruhsal karmaşanın içine taşır. Türk edebiyatında kadın karakterin düşünsel derinliğini izlemek isteyenler için güçlü bir erken örnektir.
Bookspace topluluğundan 14 gönderi

"Ben bir hiç, fakat ruhum her şey olacak! İçimde ne fırtına, ne fırtına var."

"Nasıl oluyor da bu kadar sene sonra yeni temaslar ve hatıra yığınları arasından o ölü sesi bütün hususiyeti ile işitiliyordu."

"Muhabbetin anahtarı etraftakilerin anlayacağı ve mukabele edebilecekleri tarzda onları sevmek, onlarla konuşmak değil mi?"

"İzdivaç bir erkekle bir kadını en temiz ve en ebedî bir rabıta ile bağlayan şeydir ve bu mukaddes rabıtaya ihanet eden kadın ve erkek ebediyen mel'undur, mel'un olsun!"

"Ruhumda nasıl iyi olmak kabiliyetleri uyanıyor, bilsen."

"Mesleksiz ve parasız bir adam olduğumdan hayatıma bir arkadaş istemeye kendimde bir hak görmüyorum. Fakat sizi tetkik ettim, gördüm ki siz mesleğe, paraya değil hayata, efkâra, büyük maksatlara arkadaş olacak kızlardansınız."

"Ben ona hislerimi anlatamayacağımı hissettim, sustum. Fakat kalbimde bir şey yıkılmıştı."

Ayrıca şuna da inanıyorum: "En güzel şafak, hep en sert fırtınadan sonra sökendir.''

"Bilmek, daima bilmek, yalnız kitaplarda değil, tabiatta, insanlarda her şeyi, görünmez şeyleri bilip anlamak..."

"Bu kadar bulutsuz bir saadet başlangıcı, bu hiç kimsede, hiç kimsede olmamıştır."

"Hayatımda ancak birbirini takip eden güneşli, mesut günler var, bir de bu günlerin saadetini, güneşini yapan Refik Cemal."

"İçimde büyük, fakat insanlığı eksik bir şey var!"

"Tahsili bitirmek bir kız için ne demek? Birkaç lisan biliyor, artık kâtip olacak değil ya! Hele bu yaşta kendinin koca düşünmemesi pek acayip; vakti çarçabuk geçecek, yirmi yaşında evlenilir mi hiç? Ben on dördümde evlendim, büyükannen on ikisinde. Zavallı anneciğim benden altı ay büyük evlendi idi."

"Hayatın meğer pek siyah, pek yaman, pek korkunç bir siması varmış."