20. yuzyilin birey uzerindeki yikiciligini ele alan Herzog, Nobel Edebiyat odulu sahibi Saul Bellow'un basyapiti olarak kabul ediliyor. Herzog, hayati her anlamda altust olmus, "Aklimi kacirdiysam bana gore hava hos," diye dusunecek kadar kendinden vazgecmis bir adamin hikiyesini anlatir. Basarisiz yazar, basarisiz hoca, basarisiz baba Moses Herzog, kendisini kisisel felaketlerinden ve modern zamanlarin yikiciligindan sag cikabilmis bir kazazede olarak gorur. Icini dokmek ve sikismisligindan kurtulmak amaciyla tanidigi tanimadigi, hayatta ya da olu, onemli ya da onemsiz bir suru insana, hic gondermeyecegi mektuplar yazmaya baslar. Arkadaslarina, dusmanlarina, meslektaslarina ve unlulere dunya gorusunu, cektigi acilari, icinden cikamadigi sorunlari, ozlem ve hincini anlatir, kalbini acar. Amerikan edebiyatinin en onemli romancilarindan olan Saul Bellow, Herzog'da adeta icinde yasadigi cagin duygusal, dusunsel ve ahliki rontgenini ceker. "Madam Bovary'yi Charles'in ya da Anna Karenina'yi Karenin'in bakis acisindan anlatma hevesine kapilan biri, Herzog'da bunun kusursuz bir sekilde gerceklestirildigini gorecektir."-Philip Roth- (Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 482Baski Yili: 2014Dili: TurkceYayinevi: Iletisim Yayincilik