
Dümenden kitap okuyorum demeyin ayıptır hahha

Sefiller, Victor Hugo'nun adalet, yoksulluk, vicdan ve bağışlanma üzerine kurduğu büyük romanıdır. Jean Valjean'ın mahkumiyetten sonra yeniden insan kalma mücadelesi, yalnızca kişisel bir dönüşüm hikayesi değil, 19. yüzyıl Fransa'sının toplumsal yaralarına açılan geniş bir panoramadır.
Roman; Cosette, Javert, Fantine ve Marius gibi karakterlerle merhamet ile yasa, suç ile ceza, umut ile çaresizlik arasındaki gerilimi görünür kılar. Hugo'nun anlatısı yer yer destansı, yer yer derinden insancıldır. Sefiller'in bugün hâlâ okunmasının nedeni, en karanlık koşullarda bile insan onurunu, iyiliğin dönüştürücü gücünü ve adalet arayışını unutulmaz karakterler üzerinden yaşatmasıdır.
Bookspace topluluğundan 105 gönderi

Dümenden kitap okuyorum demeyin ayıptır hahha

🤓🙋♀️

Özen gösterilen dış görünüş cilalanıyor, dışarıdan bakıldığında herkes kusursuz. Oysa vicdanlarının derinliklerinde lağımlar, çirkef kuyuları var. Bu döneme şu nitelemeyi bahşediyorum: Kirli temizlik..

Şahane bi kitap🤓🤓

Şahane bi kitap🥺

En çok yağmur yağdığında seviyorum bu şehri. Herkesin yüzü ıslak,başı öne eğik sanki herkes suçunu kabul etmiş gibi...

"ölmek bir şey değil yaşamamak korkunç."

İnsan, düşüp kalkmaktan yılmayan bir savaşçıdır; adalet ve sevgi için mücadele eden ruhlar asla kaybolmaz. – Victor Hugo, Sefiller

"En çok da yağmur yağdığında seviyorum bu şehri.Herkesin yüzü ıslak, başı öne eğik. Sanki herkes, suçunu kabul etmiş gibi..."

Aga niye konusu kitap olan bi platformda bel altı muhabbet döndürüyonuz la?

“On dört yaşındayken, karnımı doyurmak için bir parça ekmek çaldım. Bu yüzden beni zindana attılar, ama altı ay bedava ekmek verdiler. Hayatın adaleti budur. "

En karanlık gece bile sona erer ve güneş yeniden doğar

"Sevgi, insanın ruhunun derinliklerinde, farkında olmadan filizlenen bir çiçektir." Victor Hugo – Sefiller

"Ölmek bir şey değil, yaşamamak korkunç."

Kalabalıklar daima tehlikelidir. İçlerinde mutlaka ruhlarını ucuza satan alçaklar bulunur...

“Ölmek bir şey değil, yaşamamak korkunç.”

"14 yaşımdayken karnımı doyurmak için bir parça ekmek çaldığımda beni zindana attılar ve orada tam 6 ay bedava ekmek verdiler. Hayatın adaleti budur."

“Cüret etmek ilerlemenin bedelidir.’’

En çok da yağmur yağdığında seviyorum bu şehri. Herkesin yüzü ıslak, başı öne eğik. Sanki herkes suçunu kabullenmiş gibi.

Garip değil mi ruhunu bile değiştirebilen insanoğlu, kaderini değiştiremiyordu.

“Kalpler susuz kalmışsa, vicdanlar çöle döner.”

“İnsanı yücelten şey, sahip oldukları değil; kalbinde taşıdığıdır.”
Bütün dünya vazgeçse de ben senin yanından ayrılmam çünkü sen benim hem yolum hem de yurdumsun

Başka öğretmen var mı ? Türkçe ve Edebiyat ile ilgili değil mi bu sayfa?