
Kış, "ilkbahar, benim kalbimde" deseydi, ona kim inanırdı?

Original bdg. 12,50 / 20,50 cm. In Turkish. 88 p. Original ttle: Le Sable et L'ecume Livre D'aphorismes Translated by Kenan Sarialioglu Edited by Gamze Varim Halil Cibran'in zamaninda küçük kâgit parçalarina ve defterlerine karaladigi aforizma ve mesellerden olusan bu küçük kitap, sanatçinin parçali bir "otoportresi"ni ortaya koyuyor. Ruhunun derinliklerinden gelen çarpici ve çagrisimli imgelerle ask, güzellik, doga ve insanlik durumuna iliskin bir türlü ifadesini bulamayip "suskunluga gömülmüs" olani ifsa ediyor. Cibran'in yetmis yili askin bir süre önce yayimlanmis yapitlari, bugün dünyanin dört bir yanindaki okurlara ulasmayi sürdürüyor. Sözcüklerinin bütün cografyalara uzanmasinda, bu yapitlarin birçok dile çevrilmesinin yani sira onun irk, din, dil ayrimi gözetmeksizin insanligi bir bütün olarak ele alan felsefesinin de rolü var kuskusuz. Bir de insana dair verdigi mesajlarin her dönemde geçerli, "ezeli-ebedi" olmasinin. Ermis'in ardindan, 1926'da yayimlanan Kum ve Köpük 1960'larda düsünen ve üreten insanlarin yüregine dokunmustu. Beatles üyesi John Lennon, bir trafik kazasinda yitirdigi annesi için yazdigi "Julia" adli sarkida bu yapittan satirlara yer vermisti.
Bookspace topluluğundan 19 gönderi

Kış, "ilkbahar, benim kalbimde" deseydi, ona kim inanırdı?

"Birlikte güldüğün kişiyi unutabilirsin ama birlikte ağladığın kişiyi asla."

“Sonsuza dek yürüyeceğim bu kıyılarda, Kum ve köpük arasında. Gelgitler silecek ayak izlerimi Ve rüzgar dağıtacak köpükleri. Ama deniz ve kıyı kalacaklar sonsuza dek.”

Sonsuza dek yürüyeceğim bu kıyılarda, Kum ve köpük arasında. Gelgitler silecek ayak izlerimi Ve rüzgar dağıtacak köpükleri. Ama deniz ve kıyı kalacaklar sonsuza dek.

Dostum, Sen ve ben Hayata hep yaban kalacağız. Birimiz diğerine Ve her birimiz kendisine. Senin konuşacağın Ve benim seni dinleyeceğim güne değin. Sesini sesim sanarak. Ve karşında durduğum güne değin. Bir aynanın karşısında duruyormuşcasına.

Bir bulutun üstüne oturursanız ne iki ülke arasındaki sınır çizgisini görebilirsiniz ne de iki tarla arasındaki ayrımı. Keşke bulutun üstüne oturabilseydiniz.

Ne tuhaftır ki en sert kabuk omurgasız canlılarda vardır.

Hatırlamak bir tür buluşmadır. Unutmak ise bir tür özgürlük.

"Ağaçlar toprağın göğe yazdığı şiirlerdir. Biz onları baltayla yere indirir, kağıt yaparız onlardan. İçimizin boşluğunu kaydetmek için; şiirler, şarkılar biçiminde..."

Kaplumbağaların yol hikayeleri tavşanlarınkinden daha çoktur. Festina Lente.
Sen ve içinde yaşadığın âlem sonsuz bir denizin sonsuz sahilinde yalnızca bir kum tanesisiniz.

Bilmen gerekenlerin sonuna vardığında, hissetmen gerekenlerin başlangıcındasın.

Büyük adamın iki kalbi vardır: Birisi acı çeker ve diğeri ümit eder.

Sözcükler ezeli ve ebedidir. Onların bu niteliklerini bilerek söyleyip yazmalısın.

Sessizliği verin bana , geceye fazlası ile meydan okuyacağım... Halil Cibran

Bana kulak ver ki sana ses verebileyim...

Cennet burada, hemen kapının ardında, hemen yan odada, ama anahtarı kaybettim.

Güzellik, onu görenin gözlerine nazaran onun özlemini çekenin kalbinde daha büyük bir ışıltıyla parlar.

Kitabı okurken hoşuma giden yerleri not alayım derken bir de baktım ki kitabı olduğu gibi yazmaya başlamışım. Güzel bir başucu kitabı. 👌