“İnsanlar bazen gördükleriyle yetinirler, çünkü görmek istemedikleri şeyleri fark etmek yürek ister.”

Çizgili Pijamalı Çocuk, John Boyne'un Holokost'u çocuk bakışının sınırlı ama sarsıcı masumiyetiyle anlattığı romandır. Bruno'nun ailesiyle birlikte taşındığı yeni yerde Shmuel ile kurduğu arkadaşlık, okuru tarihin en karanlık dönemlerinden birine dolaylı ama etkili biçimde yaklaştırır.
Boyne, Çizgili Pijamalı Çocuk'ta çocuğun anlamlandıramadığı dünyayı okurun bildikleriyle çarpıştırır. Romanın dili yalın görünse de arka plandaki şiddet ve ayrımcılık duygusu giderek ağırlaşır. Dostluk, sınır, itaat ve masumiyet temaları kısa bir anlatı içinde güçlü bir etki bırakır. Genç okurlar kadar yetişkinler için de etik bir yüzleşme metnidir.
Bookspace topluluğundan 18 gönderi
“İnsanlar bazen gördükleriyle yetinirler, çünkü görmek istemedikleri şeyleri fark etmek yürek ister.”

Bir ev; sokak, şehir ya da tuğla ve harç gibi yapay şeyler değildir.Ev,insanın ailesinin olduğu yerdir,öyle değil mi?
"Her kötü şeyin iyi bir yanını bulmalıyız."
"..., bazen hayatta seçme şansımızın olmadığı şeyler yapmamız gerekir,"
O gün Yahudi çocuklar bugün Müslüman çocuklar

Artık hiçbir şey hissetmiyorum.

Düşünme lüksüne sahip değiliz. Bazı insanlar bizim adımıza bütün kararları veriyor.

Keşfetmekte önemli olan, keşfettiğin şeyin bulmaya değer olup olmadığıdır.

Eğer bana sorarsan hepimiz aynı gemideyiz ve gemi su alıyor.

Sanki bir daha asla neşeli olmayacakmış gibi görünen insanlar var.

Artık hiçbir şey hissetmiyorum.

kimler hala okumadi

“Sanki bir daha asla neşeli olmayacakmış gibi görünen insanlar var.”

Aciyor mu? "Artık hissetmiyorum.

Her kötü şeyin iyi bir yanını bulmalıyız.

“Eğer bana sorarsanız hepimiz aynı gemideyiz ve gemi su alıyor."

Keşfetmekte önemli olan, keşfettiğin şeyin bulmaya değer olup olmadığıdır.

Eğer bana sorarsan hepimiz aynı gemideyiz ve gemi su alıyor.