
Ah! İnsanların en şeytanileri! Parıldayan metalden uzaklaşıp hücrenin ortasında büzüştüm. Yaklaşmakta olan yıkımın harareti karşısında, kuyunun soğukluğunu düşünmek ruhuma merhem oldu. Kuyunun ölümcül ağzına koştum. Kendimi zorlayarak aşağı baktım. Tutuşmuş tavanın ışığı, en küçük oyukları bile aydınlatıyordu. Çılgın bir süre boyunca, ruhum, gördüğümü anlamayı reddetti. Sonunda ise mecbur kaldı – gördüğüm şey ruhuma doğru yol açtı –ürperen zihnime kendini damgaladı.






