kendilerini üstün gören toplumsal çevrelerin, hakir gördükleri insanları kışkırtmak için yüzsüzce sarf ettikleri tarzda bir soru cümlesi yöneltmek üzereydi, Sen benim kim olduğumu biliyor musun.

Adi bilinmeyen bir ulkede, dunya kuruldu kurulali gorulmemis bir olay gerceklesir: Olum, o gune kadar yerine getirdigi gorevinden vazgecer ve hic kimse olmez. Bir anda ulkeye dalga dalga yayilan sevinc cok gecmeden yerini hayalkirikligi ve kaosa birakir.Insanlarin olmemesi zamanin durdugu anlamina gelmemektedir, ezeli bir yasliliktir artik onlari bekleyen. Hukumetten kiliseye, saglik kurumlarindan ailelere, sirketlerden mafyaya kadar herkes olumun ortadan kalkmasinin getirdigi sonuclarla mucadele etmek zorundadir. Ancak olum, beklenmedik bir kimlikle ve umulmadik duygularla insanlarin arasina geri doner.Olum ve olumsuzluk karsisinda insanin saskinligini, celiskili tepkilerini ve ahlaki cokusunu, edebi, toplumsal ve felsefi anlamda derinlikli bir bicimde isleyen JoséSaramago, gecici olanla ebedi olani birbirinden ayiran kisa mesafenin meseli sayilacak Olum Bir Varmis Bir Yokmus’u, basladigi gibi bitiriyor: “Ertesi gun hic kimse olmedi.”
Bookspace topluluğundan 8 gönderi
kendilerini üstün gören toplumsal çevrelerin, hakir gördükleri insanları kışkırtmak için yüzsüzce sarf ettikleri tarzda bir soru cümlesi yöneltmek üzereydi, Sen benim kim olduğumu biliyor musun.
Dünyada ölümün giremeyeceği bir tek yer vardır, Neresiymiş orası, Tabut,
Ümitlerin kaderi, biri yok olduğunda diğerinin ortaya çıkmasıdır, işte bu yüzden bunca hayal kırıklığına rağmen dünyadan silinip gitmemişlerdir.
Hiçbir şey anlamıyorum, sizinle konuştuğumda çıkışı olmayan bir labirentte kaybolduğumu hissediyorum...

Ümitlerin kaderi, biri yok olduğunda diğerinin ortaya çıkmasıdır, işte bu yüzden bunca hayal kırıklığına rağmen dünyadan silinip gitmemişlerdir.

İnsan olmanın ne demek olduğunu her geçen gün daha az bileceğiz.

Hayat böyleydi işte, kaşıkla verir verir ve sonra bir gün kepçeyle verdiklerinin tümünü geri alırdı.

Ölümler öldürdükleri canlıyla birlikte yok oluyorlar, ancak hepsinin üstünde âli bir ölüm de olmalı ve bu ölüm insanoğlunun ilk yaratıldığı andan bugüne kadar tüm ölümlerin sorumlusu olmalı, O halde ölümler arası bir astlık üstlük ilişkisi de bulunmalı,peki ya hayvanlar, en ilkel protozdan, mavi balinaya kadar, Aynen, peki bitkiler söz konusu olduğunda, diatomealardan dev sekoya ağacına kadar, Bildiğim kadarıyla tümünün başına aynı şey gelir, Öyleyse, her bireyin ayrı, kendine has ve devredilemez bir ölümü vardır.