
“ insan gözlerinde yaşlar varken de gülebilirmiş.”

Ben mutsuz cocuklari gorur gormez tanimayi, mutlu cocuklari kiskana kiskana ogrendim. Iyi babalari ise kotusuyle yasaya yasaya... Kotu babalarin sesleri atese hazirlanan silahlar gibidir. Mermiyi silahin yuvasina gonderir gibi oksururler once. Sarjoru cevirir gibi tukururler balgami yere. Sonra ayak seslerini duyarsin. Olmeden once duydugun son ses onun agzindan dokulen adindir: "Berat!" Silah patlamistir. Olmemissen, uzunca bir ay yuruyusune cikmissin ve evde yoksun demektir. Yeryuzunu reddediyorum, evet! Yeryuzu mutsuz cocuklarla dolu ve ben onlarin aydaki tanrisiyim! Bir gun herkes yarim kalan isini bitirecek ve aya her baktiginda beni hatirlayacak dunya!
Bookspace topluluğundan 12 gönderi

“ insan gözlerinde yaşlar varken de gülebilirmiş.”

“Kendine ait bir yalan, başkalarına ait gerçekleri tekrarlamaktan belki de daha iyidir.”

“Sen zaten bir aynaya değil, yağmurla kirlenmiş bir cama benziyorsun. “

Dünyayı daha iyi hissedebilmek için, hissedebileceğim çok şeyden vazgeçtim.

“Sana yabancı olanlar henüz tanışmadıkların değil, vaktiyle en yakınların olduğu halde artık ulaşamadıklarındır.”

“Şeytan, alışkanlıkların öznesidir.”

Sevgi, kendiliğindendir. Ya vardır ya da yoktur. Sevginin beraberinde getirdiği hiçbir davranış biçimi bir amaca yönelik olduğunu hissettirmez ve Sevileni tutsak etmez.

“ Seni değil, kendini incittiğinin farkında olmayanları bağışla.”

“ Ben hiç konuşmadan da çok şeyi anlatılabileceğini çok acı çekmiş bir adamın satırlarından öğreniyorum. O bakışlarla onun beni korumak istemiş olabileceğini kavrasaydım dizlerinin dibine çöker ve bir daha oradan hiç ayrılmazdım. Çünkü ben, o kadar öfkeli, o kadar soğuk ve o kadar kederli bakarken o kadar güzel görünebilen bir çift göze bir daha hiç rastlamadım.”

“Acıyı körüklerken dindirebilen tek eylem yazmaktır. “

senin maskelerin var. Ve yardım ettiği için değil başardığı için mutlu olacak birine yazdıklarımı göstermem. Ben bütün maskelerimi denize atlarken düşürmüş olmalıyım. Bazen, öfkeliyken kibar, kırgınken barışık, dünyayla hiç değilse bir parça ilgili görünmek istiyor, beceremiyorum.

Umudun bile sahteleştirilebildiğini, istediğin cevapları alamadığın an gittiğinde öğrendim. Ertesi gün yine geldin. Bu kez sana bir kereliğine baktım ve gözlerinde umudunun sınırlarını gördüm. Günlüktü. Gece seninle birlikte uyumuş, tazelenmiş fakat büyümemişti. Dolayısıyla, benimle ilgili içinde büyüyen bir şey olduğunu hissettiğin zaman onu umutla karıştıracaksın ve ben o zaman güleceğim. Büyüdüğünü gördüğün şeyin, merakımdan başka bir şey olmadığını fark edecek; kendine acıyacak, hırçınlaşacak, isyan edecek ve hadsizleşeceksin.