
" Özgür mü diyorsun kendine? Sana hükmeden düşünceni duymak isterim. "

Böyle Söyledi Zerdüst - Hasan Ali Yücel Klasikleri, Friedrich Nietzsche imzalı, Bookspace okurlarının en çok konuştuğu kitaplardan biri. Bu baskı: Is Bankasi Kültür Yayinlari, 2015. Rafına ekle, favori alıntılarını kaydet ve binlerce okurla sohbete katıl.
Bookspace topluluğundan 12 gönderi

" Özgür mü diyorsun kendine? Sana hükmeden düşünceni duymak isterim. "

Hoşlanmıyorum sizin soğuk adaletinizden; her zaman cellat ve onun soğuk çeliği bakar sizin yargıçlarınızın gözlerinden. Söyleyin, gözleri gören bir sevgi olan adalet nerede? Öyleyse, sadece tüm cezayı değil, tüm suçu da taşıyan sevgiyi bulun bana! Öyleyse, yargıçlar dışında herkesi suçsuz ilan eden adaleti bulun bana! Bunu da duymak ister misiniz? Yürekten adil olmak isteyende yalan bile insan-severliğe dönüşecektir eninde sonunda.

Sahiden, kirli bir ırmaktır insan. Kirli bir ırmağı içine alıp da bozulmadan kalmak için, zaten bir deniz olmak gerekir.

" Tanrı öldü. Tanrıdan geriye bir ölü kaldı. Ve onu biz öldürdük. Kendimizi nasıl avutacağız, biz katillerin katilleri? "

Yukarı mı çıkmak istiyorsunuz, kendi bacaklarınızı kullanın! Kendinizi yukarı taşıtmayın, başkalarının sırtına ve kafasına oturmayın.

Nasıl katlandım buna? Nasıl iyileştim, nasıl atlattım böylesi yaraları? Nasıl kalktı ruhum yeniden bu mezarlardan?

“Aşk her zaman, sevilenden daha fazla ister: Aşk bir yüceliştir, ama aynı zamanda bir yaradır..."

okudukça anlıyor insan hiç bir şey bilmediğini. bildiğim tek şey hiç bir şey bilmediğimdir

Birsey anlamadığım ama okumayı en sevdiğim kitaptır nietzche ne icat ettin be amk

Ama önce sen kendini inşa etmelisin dimdik bir beden ve dimdik bir ruhla.

“Kesmeyindansınızı,sevimlikızlar!Kötü bakışlı bir oyunbozan değil, kızlara düşman biri değil yanınıza gelen. Tanrıyı savunurum ben şeytanın karşısında: ama ağırlığın tinidir şeytan. Nasıl düşman olurum ki, ey hafif olanlar sizin tanrısal dansınıza? Ya da güzel bilekli kız ayaklarınıza? Elbette bir orman ve bir geceyim ben karanlık ağaçlardan: ama benim karanlığımdan ürkmeyen, gül çardakları da bulur servilerimin altında.

Yalnızlığına kaç dostum: görüyorum ki her yerini ağılı sinekler sokmuş. Sert ve sağlam bir havanın estiği yere kaç! Yalnızlığına kaç! Sen küçük ve acınacak kişilere pek yakın yaşadın. Onların göze görünmez öçlerinden kaç! Onlar sana karşı öçten başka bir şey değildirler. Artık el kaldırma onlara! Sayısızdır onlar, hem senin yazgın sinek kovmak değildir ki...