
“Bir kadın, kendi hikâyesini yazmazsa, başkaları onun adına yazar.”. O sırada kimsenin yazmasına müsade etmeyen ben 😄

Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini'nin Afganistan'ın yakın tarihini iki kadının hayatı üzerinden anlattığı etkileyici romanıdır. Meryem ve Leyla'nın farklı koşullarda başlayan hikayeleri, savaş, aile, kayıp ve dayanışma içinde birbirine bağlanır.
Hosseini, Bin Muhteşem Güneş'te politik yıkımı soyut bir arka plan olarak bırakmaz; evlerin içine, kadınların bedenine ve gündelik hayatta alınan kararlara kadar taşır. Roman, baskı altındaki hayatların içinde sevgi ve fedakarlığın nasıl direnç yaratabildiğini gösterir. Uçurtma Avcısı'nı seven okurlar için daha kadın merkezli, duygusal açıdan güçlü ve tarihsel ağırlığı olan bir anlatıdır.
Bookspace topluluğundan 52 gönderi

“Bir kadın, kendi hikâyesini yazmazsa, başkaları onun adına yazar.”. O sırada kimsenin yazmasına müsade etmeyen ben 😄

“Bazı acılar vardır, insanın içinde sessizce büyür; kimse fark etmez ama seni baştan aşağı değiştirir.”

Yine de, karanlıkta bile umut bir şekilde yolunu bulurdu; çünkü insan kalbi, karanlıkta bile ışığı aramaktan vazgeçmez.

“Acı geçmez; insan sadece onunla yaşamayı öğrenir.”

MERYEMCO

Bilmiyorsun, Neyi Neyi bilmiyorum eli göğsüne kondu, Burayı. Buradakini. Bilemezsin.
Tıpkı kuzeyi gösteren bir pusula gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da her zaman bir kadını gösterir.

"Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, mutlaka bir kadını gösterir."

-Bazen çekip gitmeyi düşünüyorum, dedi. -Nereye? -Unutmanın kolay olacağı bir yere!!!

"Şimdi bildiği, tanıdığı her şeyden kopmuştu."

Sırrını rüzgâra fısıldarsan, ağaçlara söylediği için suçlayamazsın...

Sevgi, insana zarar veren bir hatadır; işbirlikçisi, yani umutsa tehlikeli bir yanılsama.

"çünkü bir toplumun,kadınları eğitimsiz olduğu sürece başarıya ulaşma şansı yoktur,leyla.hiç yoktur."

Bazen çekip gitmeyi düşünüyorum. Nereye? Unutmanın kolay olacağı bir yere..
"Sevgi, insana zarar veren bir hatadır; işbirlikçisi, yani umutsa tehlikeli bir yanılsama."

pusulanın hep kuzeyi gösteren ibaresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, mutlaka bir kadını gösterir. Her zaman

Bu etkileyici ortadoğu romanını okurken, iyiki Atatürk'ün kurdugu Cumhuriyet rejiminde yaşıyorum dedirtiyor adeta, Taliban rejiminin karanlık taraflarına tanık oluyosunuz.

“Sırrını rüzgara fısıldarsan, ağaçlara söylediği için suçlayamazsın.”

Evlilik bekleyebilir, eğitim beklemez.

"Bu kentin ne çatısını aydınlatan ayları sayabilirsin, Ne de duvarlarının gerisine gizlenen bin muhteşem güneşi..."

Sevgi, insana zarar veren bir hatadır; işbirlikçisi, yani umutsa tehlikeli bir yanılsama.

"Sarhoşun günahının bedelini hep ayık öder. Daima."

Yalnızca bir günah vardır, tek bir günah. O da hırsızlıktır. Onun dışındaki bütün günahlar, hırsızlığın bir çeşitlemesidir." "Bir insani öldürdügün zaman, bir yaşamı çalmış olursun. Karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun."

Sırrını rüzgara fısıldarsan, ağaçlara söylediği için suçlayamazsın.