
Acaba insan öbür dünyaya giderken düşleride onunla gelemezmiydi ? Sonsuza dek göreceği düşleri olurdu o zaman Ama yanıt bulamazdı sorularına acı çekerdi…

Paperback. 12,00 / 19,50 cm. In Turkish. 110 p. Deniz Kiyisinda Kosan Ala Köpek, Cengiz Aytmatov'un mitoloji ile gündelik hayati bir araya getirdigi ve insanligin en büyük erdemlerinden olan metanet ve fedakarligin trajik hayatlarimizda ne kadar büyük bir öneme sahip oldugunu essiz bir üslupla anlattigi hikayesidir. Okuyucuyu hüzünlendiren ve tesiri altina alan bu hikaye, Aytmatov'un diger hikayelerinden farkli olarak bir bozkirda degil, denizin tam ortasinda geçer. Bir yaratilis efsanesi ile baslayan hikayede bir babanin, evladi için hayatindan vazgeçisinden bahsedilir. Hatta yalnizca bir babanin degil, küçük bir çocuk olan Kirisk'in yasamasi için üç adamin ölüme gidisi âdeta yüreginize islenerek anlatilir. "Koca bir denizin ortasinda susuzluktan ölüp gitmek korkunç bir seydi. Eskiden övündügü nesi varsa hepsi yok olup gitmisti ve ölüm hiç de uzak degildi artik. Ama gögsündeki yüregi yine gençlik yillarindaki arzularla, tutkuyla çarpiyor, gönlü kocamiyordu. Ne büyük bir felaketti gönlün hiç yaslanmamasi! Çünkü, gönül yaslanmayinca, düsleri, düsünceleri de degismiyordu. Ve insan ancak rüyada, düsüncelerde hür ve ölümsüzdü…"
Bookspace topluluğundan 8 gönderi

Acaba insan öbür dünyaya giderken düşleride onunla gelemezmiydi ? Sonsuza dek göreceği düşleri olurdu o zaman Ama yanıt bulamazdı sorularına acı çekerdi…

“ne büyük bir felaketti gönlün hiç yaşlanmaması."

Ufuksuz denizler, bitimsiz düşlere sürükler insanı bazen. Tıpkı kendisi gibi; uçsuz bucaksız, başlangıcı ve sonu olmayan, birbirine karışarak çoğalan sonsuz düşlere. Ölümse öğrenmenin en kısa yoludur kimi zaman…

Çocuk kalbi çabuk kırılır, kolayca umutsuzluğa düşer ve hiçbir şey avutamaz onu.

Neden böyle oluyordu ? Neden insan sevdiklerine düşlerinde bile kavuşamıyordu ? Kim ayarlıyordu bütün bunları ? Bu düşlerin arkasında kim vardı ? Bunlarla ne söylemek istiyordu ? Amacı neydi ?

Talih vardır güldürür, talih vardır öldürür.

Denizin üstünde bir gece daha sona eriyordu Gökyününde ışıl ışıl parlayan babasının yıldızı ile bir gün daha doğuyordu… Aralık 1976 - Ocak 1977 SON.

“babasına iyice sokulup gözyaşlarını içine akıtırken, o gece, o güne kadar hiç bilmediği bir duygunun, bir evladın babasına ne derece bağlı olduğu duygusunun ne olduğunu anlamıştı. kelimelerle anlatılamazdı bu duygu. babası onun canında, kanında, çarpan yüreğindeydi. babasına benzemekten övünç duymuş, onu taklit etmiş, onun gibi olmayı hayal etmişti her zaman. ama şimdi anlıyordu ki babası kendisiydi, kendisinin bir başlangıcı, kendisi de onun bir devamıydı."