
Her yara izi kötü değildir. Bazıları seni hayatta tutar.

Nesrin Öz’ün Üç Derin Nefes romanı, bir arkadaşını korumak isterken kendisini nasıl büyük bir çıkmazın içinde bulduğunu hatırlayamayan genç bir kadının sesiyle açılır. Anlatıcı bir zamanlar sevdiği işi, eğlenceli arkadaşlarını ve âşık olduğu adamı anımsar; fakat bugününü belirleyen olayların sırası belleğinden silinmiştir. Karanlık geçmişinde sakladığı korkunç sırrın ne olduğunu bile artık çıkaramaz.
Hafıza kaybı geçmişe ulaşmasını engellerken kendi kimliğini korumasını da zorlaştırır. Adını unutmuş, nerede olduğunu kimsenin bilmediğine inanan anlatıcı, kapalı kaldığı cehennemden çıkabilmek için zihnindeki parçaları bir araya getirmeye çalışır. Onu bulmasını beklediği kişinin yaşananlardan habersiz oluşu, umut ile çaresizliği aynı anda büyütür. Her hatıra kırıntısı, saklanan sırrın yanı sıra kime güvenilebileceği sorusunu da yeniden açar.
Romanın gerilimi dışarıdaki tehlike ile benliğini geri kazanma mücadelesinin birleşmesinden doğar. Geçmişteki mutluluk ile bugünkü yalnızlık arasındaki sert karşıtlık, anlatıcının kaybettiği hayatı belirginleştirir. Üç Derin Nefes, belleğin insanı koruyan bir sığınak mı yoksa yüzleşilmesi gereken bir kapı mı olduğunu sorgulayan psikolojik bir gizem sunar.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Her yara izi kötü değildir. Bazıları seni hayatta tutar.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş