Neil Postman, Technopoly kitabında teknolojik değişimin basit bir toplama veya çıkarma işlemi olmadığını savunur. Yeni bir araç mevcut düzene yalnız bir unsur eklemez; ilişkileri, kurumları ve insanların dünyayı anlama biçimini birlikte değiştirir. Postman bu dönüşümü çevre bilimindeki anlamıyla ekolojik olarak tanımlar: önemli bir değişiklik, sistemin bütününde yeni koşullar yaratır.
Tırtılların bir doğal ortamdan çıkarılması veya daha önce bulunmadıkları bir ortama eklenmesi örneği, geriye aynı çevrenin kalmadığını gösterir. Teknolojik araçlar da benzer biçimde çalışır. Matbaanın icadından elli yıl sonraki Avrupa, eski Avrupa ile ona eklenmiş bir matbaa değildir; bütünüyle başka bir kültürel ve toplumsal çevredir.
Televizyon da politik kampanyalara, evlere, okullara, kiliselere ve endüstrilere yeni bir renk vererek bu alanların işleyişini dönüştürür. Teknolojiler arasındaki rekabetin sertliği, her aracın yalnız kullanım kolaylığı değil kendine özgü bir dünya görüşü taşımasından kaynaklanır. Postman, kurumların da örgütlendikleri teknolojinin varsayımlarıyla kuşatıldığını belirtir. Bu yaklaşım araçların tarafsız olduğu fikrini sorgular ve teknolojik yeniliğin toplumsal düzeni hangi ölçekte yeniden kurduğunu araştırır.