
Sekiz ya da dokuz yaşındaki Dilber, esirciler tarafından Batum'dan İstanbul'a getirilir ve kendisine hiçbir söz hakkı tanınmadan farklı evlere satılır. Sami Paşazade Sezai'nin Sergüzeşt romanı, küçük kızın gündelik aşağılanmalarını, korkularını ve özgürlük özlemini onun duygu dünyasına yaklaşarak anlatır. Ev sahiplerinin keyfî davranışları, hizmet ile kölelik arasındaki sert ayrımı ortaya koyarken Dilber'in çocukluğu sürekli yeni bir sahibin kararlarına bağlı kalır. Onun büyüdükçe kurduğu bağlar ve kendisi için başka bir hayat istemesi, esaret düzeniyle kişisel irade arasındaki temel çatışmayı güçlendirir.
Sezai, Tanzimat döneminde sürmekte olan esir ticaretini yalnız hukuki bir mesele olarak ele almaz. Konak hayatının görünürdeki inceliği ile savunmasız bir çocuğa uygulanan şiddeti yan yana getirir. Dilber'in sanat, sevgi ve güven arayışı, çevresindeki insanların sınıf ve statü sınırlarına çarpar. Duygusal yoğunluk taşıyan anlatım, okuru kahramanın yaşadıklarına yaklaştırırken toplumsal eleştiriyi kişisel bir serüven üzerinden kurar. Sergüzeşt, insanın alınıp satılmasını mümkün kılan düzeni sorgulayan; özgürlük, merhamet ve eşitsizlik konularını Dilber'in yaşam mücadelesinde birleştiren Tanzimat romanının güçlü örnekleri arasındadır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!