
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 92 p. 2005 Necatigil Siir Ödülü sahibi Betül Tariman, siirlerinden sonra bu kez öyküleri ile karsimizda. Riza Biyik'ta, kendine ve dünyaya göçebe oldugunu fisildayan, esyanin eski yüzünü, ansizin bastiran yagmuru, insanlarin telasli hallerini, kara biyiklariyla bilinen bir babanin varligini hayatin bir yerine mühürleyip birakan anlaticinin öykülerine kulak veriyoruz. Gündelik hayatin ayrintilarinda canlanan bir duygunun pesi sira, insana özgü bir kisirdöngüyü kirmak istegiyle konusan kisa öyküler. "Annecik uzun uzun camdan disariya bakti. Evleneli beri esyalari oradan buraya, buradan oraya tasimaktan agzi burnu çarpilmis. Habire ekmek, çorba, kuru fasulye yiye içe, memeli göbekli, kocacigi hos tutacagim diye... Allahsiz gözü hep disarida. Evi temizlese ne temizlemese ne, varsin bok götürsün, içine ettigimin evi. Yere çorba dökülmüs. Kalsin. Bardak kirilmis. Kalsin. Yerde kitaplar kalsin, vitrinin cami kirilmis, saçlarinin boyasi gelmis, kalsin. ‘Kala kala oldugum yerde kaldim.' dedi. Ansizin canavara dönüstü. Kaç kez geçtigi kendinden, bu kez de bagirarak geçti. Bekledi, hiçbir seyi bekledi."
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!