
Original bdg. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 464 p. Gecenin karanligi üzerine en derin koyuluguyla çöktügünde Gazel, bir binanin en üst katindaydi. Ve o binadan canli çikmasi imkânsizdi. Hayatta tek bir kez bile olsa, gelecegiyle ilgili bir karari kendisi verebilmek istedi. Nasil ölecegini seçebilmek istedi. Onu kovalayan adamlar çoktan o binaya girmis ve merdivenleri çikmaya baslamislardi. Birazdan yakalanacakti. Ve yine, birilerinin onun adina verdigi kararlari uygulamak zorunda kalacakti. Baskalarinin elinde oyuncak olmaktansa, ölmeyi tercih etti. Ve kendini bosluga birakti. Ayni gece, Ömer'in üzerine de kopkoyu bir karanlikla çökmüstü. Bütün gün hastalariyla ilgilenmis ve ameliyattan ameliyata kosturmustu. Trafikten kurtulmak için girdigi ara yolda ilerlerken aklindan geçen karmakarisik düsünceler, büyük bir gürültü ve sarsintiyla bölündü. Pat! Arabasinin üzerine bir sey düsmüstü. Ilk anda ne oldugunu anlayamadi ama birkaç saniye sonra ön camina dogru uzanan bir kadin eliyle karsi karsiya kaldi. O el Ömer'e, 'beni tut' diye yalvariyor gibiydi. O eli tuttugu anda, artik hiçbir sey eskisi gibi olmayacakti. Ne Ömer için; ne de Gazel için…
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş