
Paperback. 12,50 / 19,50 cm. In Turkish. 440 p. Prep. by Tuncay Birkan Sermet Muhtar Alus, yazdigi bini askin yaziyla okurlarina hep bir sehrin, genellikle de 19. yüzyil sonlariyla 20. yüzyil baslari arasindaki döneminin hayatini anlatmis bir yazardir; sik kullandigi tabirle "eski Istanbul"un yazari. Önce Mesrutiyet, sonra da Cumhuriyet'i sadece birer rejim degisikligi gibi degil, toplum hayatindaki büyük dönüsümler olarak yasamis birkaç kusaktan okura, çok da eski olmayan "eskiler"in hosluk ve acayipliklerini anlatarak ekmegini kazanmis bir yazar. Çogu ilk defa kitaplasan bu yazilarinda Alus'un son derece eglenceli kilavuzluguyla turumuza önce Istanbul'un lokanta, meyhane, mesire yeri, börekçi gibi mekânlarini ziyaret ederek basliyoruz. Müslümanlarin iftar ve bayram sofralarina, Hiristiyanlarin panayirlarina ugradiktan sonra sokaktan insan hikâyelerini dinliyoruz. Et ve balik yemeklerinin ardindan bostanlara, meyve bahçelerine dalip maruldan pirasaya, üzümden portakala onlarca sebze ile meyvenin birbirinden hos ayrintilarla dolu "monografi"lerini okuyoruz. Istanbul'un bu bostanlar ve bahçeler sayesinde enikonu kendine yeten bir sehir oldugunu da görüyoruz içimiz sizlayarak. Karakulak'tan Hamidiye'ye sehrin sulari etrafinda olusan mesire kültürünü ballandira ballandira anlatan bu hünerli hikâye anlaticisi esliginde tatlilar ve kuruyemisleri de tattiktan sonra Istanbul'un geçmis günlerinde raki, sarap, bira, çay, kahve ve nargile gibi mükeyyifatin keyfini çikararak turumuzu sonlandiriyoruz. Alus'un dilinin zenginligine, olaganüstü kulak hafizasina, hemen her kesimin gündelik konusma ve düsünme tarzlarini inanilmaz bir detaycilikla hatirlayip muzip mizah duygusuyla aktarabilmesine duydugumuz hayranlik kaliyor aklimizda. Erdir Zat da kitaba yazdigi sunusta Alus'un bu güzel yazilarinin satir aralarindan yola çikarak önemli noktalara dikkat çekiyor.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!