Uygarlıkların yükselişini kesintisiz bir başarı çizgisi gibi görmeye itiraz eden İlerlemenin Kısa Tarihi, geçmişteki büyüme modellerinin kendi sınırlarına nasıl çarptığını araştırır. Ronald Wright; Sümerler, Mayalar, Mezopotamya, Roma, Mısır ve Çin gibi örnekler üzerinden teknik beceri ile uzun vadeli toplumsal dayanıklılığın aynı şey olmadığını gösterir. Bir çözüm kısa vadede refah yaratırken kaynakları tüketiyorsa ilerleme tuzağına dönüşebilir. Bu örneklerin ortak noktası, toplumların başarı işaretlerini büyütürken dayandıkları ekolojik ve ekonomik zeminin aşınmasını zamanında fark edememesidir.
Antropoloji ve arkeoloji bulgularını geniş bir tarih anlatısıyla birleştiren kitap, çöküşleri yalnız savaş ya da kötü yönetimle açıklamaz. Tarım, nüfus artışı, çevresel baskı ve ekonomik eşitsizlik arasındaki ilişkileri inceler. Geçmiş toplumların uyarıları, günümüzün fosil yakıt, tüketim ve büyüme tercihleriyle karşılaştırılır; modern uygarlığın önceki örneklerden bütünüyle farklı olduğu varsayımı sorgulanır. Karşılaştırmalar, ilerlemenin kendi maliyetini gizlediğinde neden kalıcı bir güvence sağlayamadığını somutlaştırır.
Wright'ın temel tezi karamsarlık üretmekten çok ilerlemenin ölçüsünü değiştirmeyi önerir. Daha fazla üretim ve daha karmaşık teknoloji, gelecek kuşakların yaşam koşullarını daraltıyorsa başarı sayılmamalıdır. Ortaya çıkan kısa fakat kapsamlı düşünce kitabı, dünya tarihini çevre ve kaynak kullanımı açısından okumak ve bugünkü kararların uzun vadeli bedelini tartışmak isteyenlere yönelir.