
Nazizm'i işsizler ordusunun değil, işini kaybetmekten korkan küçük burjuvalar ordusunun destekleyip iktidara getirdiği tarihi bir gerçektir.

"Eski Dünya Seyahatnamesi rastgele bir isim değil. Henüz Balkanlar ve Ortadoğu'nun eski havasını muhafaza ettiği günlerdeki gezilerimi içeriyor. Tarih, gezginin vazgeçemeyeceği bir değerlendirme alanı... Benim eski dünyam, bugün artık değişiyor."<br/><br/>İLBER ORTAYLI<br/><br/>Çok gezen mi daha iyi bilir, yoksa çok okuyan mı? Peki ya hem okuyup hem de gezme imkanı bulanlar? Küçük bir bavul ve rehber kitaplarıyla Balkanlardan Avrupa'ya, Akdeniz'den Uzakdoğu'ya 45 yıldır gezen "seyyah" İlber Ortaylı'ya eşlik etmek isterseniz ESKİ DÜNYA SEYAHATNAMESİ tam size göre!<br/><br/>Ishafan, Venedik, Kudüs, Kırım, Tokyo, Yemen, Barcelona, Girit, Berlin, Japonya, Kafkasya, Hindistan, Bosna... Günümüzün Evliya Çelebi'si İlber Ortaylı'nın henüz Avrupa, Balkanlar ve Ortadoğu'nun eski havasını muhafaza ettiği günlerdeki gezilerine eşlik ederken ülke ve şehirlerin büyülü zamanlarına gidecek ve seyahat notları üzerinden, artık değişen, izleri silinmeye başlayan Eski Dünya'nın kapılarını aralayacaksınız.<br/><br/>Atalarımızın Anadolu'ya gelmeden önce kaç asır oturduğu ve hala da nüfüsunun önemli bir kısmını kuzenlerimizin teşkil ettiği Ortadoğu'dan köşe bucak buram buram tarihimiz kokan Balkanlara; havasını yakaladığınız zaman kocaman bir coğrafyanın ve uzun bir tarihin küçülüp sizinle kucaklaştığı bir tiyatro olan Akdeniz'den okumakla, filmle resimle anlaşamayan Asya dünyasına; tezatlar içinde gelişen kapalı kutu Uzakdoğu'dan pek çok ünlü sanatçıyı bağrında yetiştiren, sanatın ve tarihin merkezi Avrupa'ya kadar bir uçtan bir uca muhteşem yolculuk...
Bookspace topluluğundan 4 gönderi

Nazizm'i işsizler ordusunun değil, işini kaybetmekten korkan küçük burjuvalar ordusunun destekleyip iktidara getirdiği tarihi bir gerçektir.

Uygarlığın dolaşımı, kütüphanelerin akıbeti ile paraleldir.

Üçüncü Dünya'nın tarifi ne fakirlik ne endüstrinin gelişmemişliğidir. Üçüncü Dünya yarını düşünmeyen toplumlardır.

1972'de gördüğüm Saraybosna,Bursa'nın kopyası idi. Ama asıl el değmemiş ve güzel olan bizim ülkemizdi.Antalya Konyaaltı Plajı'nda hiç kimseler yoktu.Kumsalın önünden geçen Sideli korsanların,Deniz Tanrısı Poseidon'un ve "nereid" lerin hayaliyle denize giriyordum.