
Bu dünyada sevilmeye değer iki şey var biri sensin ötekisi ise ağaçlar ikiniz de yeşeriyorsunuz ve ikinizin de gölgesi var ikiniz de soluduğunuzda gibi taze kokular yayıyorsunuz ve kökleriniz topraktadir

Makbule Aras Eyvazi'nin Başa Dönemeyiz romanı, İranlı şair Füruğ Ferruhzad'ın 1967'deki ölümünün ardından başlar. Şairin yaşamını düz bir biyografi halinde anlatmak yerine, onunla bağı bulunan dört erkeğin belleğine yönelir: babası Albay Muhammed Ferruhzad, eski eşi Perviz Şapur, kardeşi Feridun Ferruhzad ve sevgilisi İbrahim Gülistan. Her anlatıcı kaybı kendi diliyle kurarken Füruğ'un sesi ve şiirleri de bu erkek bakışlarını keser, tamamlar veya bozar.
Romanın hareketi çoğu yaşam öyküsünün tersinedir; ölüm haberinden geriye doğru giderek son buluşmaları, kırgınlıkları ve ortak geçmişi açar. Bu yapı, dört erkeğin yalnız şairi nasıl gördüğünü değil, onun özgürlük arzusunda ve yalnızlığında kendi paylarını nasıl değerlendirdiklerini de gösterir. Biyografik belgelerle kurmaca iç içe geçse de Başa Dönemeyiz tarihsel bir son söz verme iddiasında değildir. Füruğ'un başkalarının hatırasında çoğalan, hiçbir anlatıya bütünüyle sığmayan kişiliğini öne çıkarır.
Başa Dönemeyiz, bir sanatçının hayatını çevresindeki erkeklerin tanıklığından anlatmanın imkânlarını ve sınırlarını birlikte tartışır. Eyvazi'nin şiirsel, ağıt tonuna yaklaşan dili kaybın ağırlığını taşırken asıl gerilim, hatırlamanın sevgi kadar sahiplenme ve suçluluk da içerebilmesinden doğar. Roman, Füruğ'u yalnız trajik ölümüyle değil, kendi sesini kurma ısrarıyla merkezde tutar.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Bu dünyada sevilmeye değer iki şey var biri sensin ötekisi ise ağaçlar ikiniz de yeşeriyorsunuz ve ikinizin de gölgesi var ikiniz de soluduğunuzda gibi taze kokular yayıyorsunuz ve kökleriniz topraktadir
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş