
Ağrı Dağı'nda insanlık tarihi boyunca saklı kalmış bir sistem, casus uydu tarafından keşfedildiğinde dünya medyası olayı hemen farklı sansasyonlarla adlandırır: Nuh'un Gemisi, UFO kalıntısı ya da kadim bir uzaylı istilasının izi. Sadık Yemni'nin Ağrıyan romanında uluslararası teknik ekip bölgeye gidip araştırmaya başladığında bu merak, küresel felaketin ilk adımına dönüşür.
Bir şeylerin ters gitmesinden sonra insansı ve tuhaf varlıkların istilaları belirli aralıklarla bütün dünyayı vurur. New York, Paris, Berlin ve İstanbul aynı yıkım dalgalarının etkisini hisseder. Saldırıların kaynağı, Ağrı Dağı'ndaki sistemin ne olduğu ve neden şimdi etkinleştiği soruları dünya düzeni çözülürken daha acil hâle gelir.
Bu kaosun içinde Sarp Sapmaz, rastgele seçilmiş beş kişiyle Antalya'dan Ağrı'ya doğru yola çıkar. Yolculuk yalnız coğrafi bir hedefe ulaşma çabası değildir; her yeni olay grubun neden seçildiğine ve dağdaki kaynakla nasıl bağlantı kuracağına dair kuşkuları büyütür. Dünyanın durumu kötüleştikçe zaman baskısı da artar.
Yemni, kadim sır anlatısını casus uydu, uluslararası araştırma ve dünya çapında istila unsurlarıyla bilimkurgu ölçeğine taşır. Ağrı Dağı'nın kültürel çağrışımları, teknolojik keşfin yarattığı belirsizlikle birleşir.
Distopya, felaket ve yolculuk kurgularını seven okur, farklı şehirlerde hissedilen yıkımla küçük grubun tehlikeli rotasını birlikte izler. Merkezdeki soru, istilaları besleyen kaynağın doğası ve insanlığın bu döngüyü durdurup durduramayacağıdır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş