Ağır Roman

Ağır Roman

Metin Kaçan

Yayıncı
Can Sanat Yayinlari
Sayfa
147
Dil
Türkçe
Yayın yılı
1990

Özet

Metin Kaçan'ın Ağır Roman romanı, İstanbul'un kenarında kendi dili, hiyerarşileri ve dayanışma biçimleriyle yaşayan Kolera mahallesini anlatının merkezine yerleştirir. Tamirciler, küçük esnaf, sokak sakinleri ve yeraltı dünyasına temas eden kişiler, yoksulluk ile şiddetin gündelik hayatı biçimlendirdiği dar bir alanda yan yana yaşar. Mahalle, dışarıdan yalnızca suçla tanımlanabilecek bir dekor değildir; sakinlerinin aidiyet kurduğu, kendilerini savunduğu ve birbirleri üzerinde güç denediği hareketli bir toplumsal çevredir.

Kaçan'ın argo, ritim ve söz oyunlarıyla kurduğu dil Kolera'nın dünyasını standart anlatımın dışına taşır. Şiddet, erkeklik gösterileri ve dışlanma, bireysel kusurlardan çok mahallede tanınmanın ve hayatta kalmanın araçları olarak görünür. Bu yaklaşım karakterleri tek boyutlu suç figürlerine indirgemez; sevgi, kırılganlık, mizah ve acımasızlık aynı ilişkiler içinde yer değiştirebilir.

Bu anlatım, kentin merkezinde görünmeyen bir altkültürü içeriden duyulan bir sesle temsil ederken romantikleştirme ile mahkûm etme arasındaki kolay yollardan kaçınır. Kolera'nın sertliği kadar kendine özgü estetiği ve dayanışması da anlatının parçasıdır. Bu nedenle eser, yeraltı edebiyatı, kent yoksulluğu ve erkeklik krizleri üzerine birbirine bağlanan bir toplumsal okuma alanı açar.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 9 gönderi

Serkan@serkankitapsever· 6ay🇹🇷

Savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye, Zaman ki sana hasta olmuş, incelikli haytasın. Raksederken mahallenin maşallahı, eyvallahı Güzelleş be oğlum, şimdilik ölümüne kadar hayattasın.

8
Ali sadi@alissadi· 5ay🇹🇷

hep mi kötüler kazanır be sado?

6
Bookspace· 10ay🇹🇷

"Sana yanlış yapan bir cıvır için beynini bu kadar yormana gerek yok!"

6
Temuçin@temucin· 7ay🇹🇷

+Kolyeni bende unutmuşsun, akşam gel al. -Yangında düşürdüm sanıyordum. +Yangın sayılır.

5
Uğur Özbay@uur016· 5ay🇹🇷

"Zarlar düşeş gelseydi, belki de her şey başka türlü gerçekleşecekti"

3
Bookspace· 8ay🇹🇷

Savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye; Zaman ki sana hasta olmuş, incelikli haytasın. Raksederken mahallenin maşallahı, eyvallahı Güzelleş be oğlum, şimdilik ölümüne kadar hayattasın, şimdilik ölümüne kadar hayattasın.

2
d. k@dddkk· 9ay🇹🇷

On yıl koyun gibi yaşayacağıma bir yıl aslanlar gibi yaşarım.” diyerek reisin köpeği olmayı seçmedi

2
Vergilius@vergiliusss· 10ay🇹🇷

Elektronik çağı Kolera'da olanca şiddetiyle patladı. Köylü kadınlar ve softaların karıları, televizyondan 'şeytan aleti' diye bahsedildiğinden, televizyonu korkarak, başlarını bağlayıp evi tertemiz yaptıktan sonra seyrediyorlardı. Ekrana kadın spiker çıkınca rahat nefes alıp sakince seyrederken, erkekleri gördükleri zaman mutfağa veya yan odalara kaçıyorlardı.Kocaları evde yokken, erkek spikerleri kapı aralığından gizlice seyredip koltuk kenarlarına sürtünüyorlardı.Aya gidildiğine bile inanmayan softaların televizyonu kabullenmeleri yine Fethi'nin sayesinde oldu. Gaftici televizyondaki belgesel programların sesini kısıp Şeytan Kutusu'nun arkasına yerleştirdiği teypten ezan sesi çıkararak softaları aptal kutusuna esir etti. KaptanKusto'nun 'Denizler Altındaki Yaşam' belgeselini 'Huu' çekerek izleyen softalar görülmeye değerdi.

1
Utku@utkuseyrekbasann· 7ay🇹🇷

"Savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye; zaman ki sana hasta olmuş, incelikli haytasın. raksederken mahallenin maşallahı, eyvallahı güzelleş be oğlum, şimdilik ölümüne kadar hayattasın, şimdilik ölümüne kadar hayattasın."

0

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir