
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 152 p. "Zamanin kirik parçalarindan bir sonsuzluk yaratilamaz." - Philippe Jacottet Anlamadigim, kimsenin, hatta içindekilerin de tam anlamadigi bir dalga kabariyordu. Hem de yalnizca Türkiye'de degil. Fransa'da, Londra'da, Berlin'de, Milano'da, hatta New York, Washington… Hatta ve hatta Prag… Uzun ve düz çizgi kiriliyordu. Ya da o çizgiyi kiranlar o zaman öyle olduguna inaniyordu. Kendilerini yeni bir dünyanin, yeni insanin, hatta yeni tarihin baslamakta olduguna ikna etmekte büyük basari gösterenler, gerçekteyse, kan ve atesle beslenecek uzun bir restorasyon döneminden içeri ilk adimlarini atmakta olduklarinin bilincinde degillerdi. Çizgi bir kez degil birçok kez kirilacak, duvarlar yikilacak, yenileri insa edilecek, "refah toplumu" "sadaka toplumuna", ufak bir kesim hayirseverlige yükselirken geri kalani da vatandaslardan dilencilere dönüsecekti. Artik modernite "yeni ortaçagciliga", akil giderek yerini inanca, bilim yaradilis efsanelerine, aydinlik karanliga birakiyor, dünün dekadanlari, "libertine"leri bugün dolaplarindan disariya üzerlerinde " inanan biri" yazili etiketlerle çikiyorlardi. Ergin Yildizoglu, 1952 yilindan baslayarak 12 Eylül 1980 öncesi ve sonrasini da içine alan, yasamindan kesitlerle harmanladigi bu ilk ani-romaninda yeni bir anlatim türüyle sanati, edebiyati, yasami, insan hallerini yeniden ve farkli biçimlerde olusturmak için önümüze seriyor.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!