Sevgiyi yalnız bazı kitaplarda görmüştü. Kendisinin de öyle olacağına ihtimal veremezdi.

Küçük yaşta annesini kaybeden Zehra, tüccar babasının kâtibi Suphi'yle evlenir. Nabizade Nazım'ın Zehra romanında başlangıçtaki yakınlık, Suphi'nin evdeki genç Sırrıcemal'e ilgi duymasıyla kıskançlık ve kuşkuya dönüşür. Zehra, kaybetme korkusunu denetleyemedikçe kocasını geri kazanmak için daha sert yollar arar; Suphi'nin tutkuları ve çevresindeki kişilerin hesapları da aile içindeki çatışmayı büyütür. Sevgi, sahip olma isteğiyle karıştığında herkesin davranışını belirleyen yıkıcı bir güce dönüşür.
Nabizade Nazım karakterlerin ruh hâllerini neden-sonuç ilişkisi içinde açıklamaya çalışır. Kıskançlığı yalnız ahlaki kusur olarak değil çocukluk kaybı, güvensizlik ve toplumsal konumla bağlantılı bir psikolojik sorun biçiminde ele alır. İstanbul'daki ev ve eğlence çevreleri, kişisel felaketi dönemin aile düzeni ve kadınların sınırlı seçenekleriyle birleştirir. Olayların melodramatik yoğunluğuna karşın gözlemci anlatım, romanı erken natüralist ve psikolojik denemelerden biri yapar. Zehra, tutkularını yönetemeyen insanların birbirlerini ve kendilerini nasıl tükettiğini inceleyen karanlık bir aile romanıdır. Kişilerin daralan seçenekleri, kıskançlığın tek başına değil çevresindeki ekonomik ve toplumsal baskılarla büyüdüğünü, yeni kırgınlıkları beslediğini düşündürür.
Bookspace topluluğundan 16 gönderi
Sevgiyi yalnız bazı kitaplarda görmüştü. Kendisinin de öyle olacağına ihtimal veremezdi.
Parçalanası kalp! Kör olası kalp! Hâlâ onu o nankörü, o hercai karakteri seviyorsun!
Sevmek, sevilmek! İşte şu dünyada insanın biraz yüzünü güldüren saadet bu nimetten ibaretti.
"Kadınların gönlünü hassas bir teraziye benzetmek mümkündür."
Zaman izleri ve aşırı istekleri azaltır,acı veren hatıraları unutturur.
"Gece uykuları gözüne haram olmuştu."
Yol alan beyni değil, sadece kalbiydi.
Rastlantı, neler yapmaz.
aslında, şu kısa ömür öyle uzun uzadıya uğraşmaya ve yorgunluğa değmezdi.
Hayalini ne tarafa çevirse önüne bir hiçlik çıkmaktaydı.
"Kadın gönlüyle şaka olmaz..." “Kadınların gönlü oyuncak değildir."
Mutlu etmekle mutlu olacak birisini bulmak mümkün değil mi?
Dünyada kimseyi sever misin?
Sevda muharebesi pek müthiş, pek acıklıdır.
Yüreğimden o siyah ve karanlık noktanın silindiğini ve aydınlandığını hissetmedim ki zamanın geçişini kabulleneyim.
Beklenen gecikiyordu.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş