
"Bir kilise iki asırda inşa ediliyor, bir ressam ömrü boyunca ancak bir iki tablo yapıyor, bir şair sadece tek bir seçkin eser meydana çıkarıyordu. Ama asırlar boyunca takdir edilecek şaheserlerdi bunlar."

Zamana hükmettiğine inanan yaşlı saat ustası Zacharius, yaptığı mekanizmalarla kendi varlığı arasında kibirli bir bağ kurar. Jules Verne'in Zacharius Usta adlı anlatısı, ölümsüzlük arzusunu bilim, inanç ve insanın sınırları arasındaki gerilim üzerinden işler. Ustalığına duyduğu güven büyüdükçe Zacharius, ölümün kendisi için aşılabilir bir kusur olduğunu düşünmeye başlar. Saatlerin düzeni ona evrenin sırrını çözmüş hissi verir; fakat bu düşünce, çevresindeki uyarıları duymasını engelleyen bir saplantıya dönüşür. Metnin fantastik atmosferinde zaman, ölçülen nötr bir olgu olmaktan çıkar ve kahramanın korkularını açığa vuran bir güç kazanır. Gılgamış'ı hatırlatan ölümsüzlük arayışı, modern bilimin imkânlarıyla dogmatik inançların baskısı arasında sıkışan bir zihni görünür kılar. Verne burada teknolojik merakı basit bir ilerleme övgüsü olarak sunmaz; bilginin kibirle birleştiğinde insanı kendi kırılganlığından uzaklaştırabileceğini sorgular. Kısa anlatının gerilimi, Zacharius'un saatlerine güvenerek koruduğu üstünlük duygusunun ne kadar dayanabileceği sorusunda toplanır. Sonucu açıklamadan ilerleyen hikâye, zamanı denetlemek isteyen insanın aslında kendi sonluluğuyla yüzleşmesini merkeze alır. Fantastik öğeler, felsefi soruyu canlı bir dramatik çatışmaya dönüştürür.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

"Bir kilise iki asırda inşa ediliyor, bir ressam ömrü boyunca ancak bir iki tablo yapıyor, bir şair sadece tek bir seçkin eser meydana çıkarıyordu. Ama asırlar boyunca takdir edilecek şaheserlerdi bunlar."

Kibir ;İnsanoğlunun kaderinin tosladığı engeldir o.
“Bilgi ağacının meyvelerini yemek gerek" " İnsanoğlu bilimin kölesi olmalı onun uğruna yakınlarını ailesini feda etmelidir" " Tanrı'nın dengi olmaya kalkışan sonsuza kadar lanetlenecektir”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş